yükseköğretimuluslararasılaşmaüniversiteYÖKuluslararası öğrenciyabancı öğrenciyugevdarulfunun
DOLAR
18,5710
EURO
18,5713
ALTIN
1.030,01
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
19°C
Ankara
19°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Rektörler ile İlk Kez Bir Araya Geldi

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Rektörler ile İlk Kez Bir Araya Geldi

Ankara Hacettepe Üniversitesinde gerçekleştirilen toplantıya Devlet ve Vakıf olmak üzere bütün üniversite rektörleri ile birlikte YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri de katıldı. ​

“Yükseköğretimin yeni vizyonunu”

YÖK Başkanı Erol Özvar, rektörlerle ilk kez bir araya geldiği programda, “Yükseköğretim Kurulunun geleceğe dair yeni vizyonunu” açıkladı ve toplantının amacının  yükseköğretim kurumlarının yeni akademik yıl ve eğitim faaliyetleri hakkında istişarelerde bulunulması olduğunu kaydetti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de bugün itibarıyla 127 devlet ve 73 vakıf üniversitesi ile 4 vakıf meslek yüksekokulunda 8 milyon öğrencinin eğitim aldığını ve 180 bin öğretim elemanıyla birlikte Avrupa yükseköğretimi alanında en çok öğrenciye hizmet veren bir sistem olduğunu aktaran Özvar, “Yeni vizyonumuzun ana hatlarını yükseköğretimde büyük veri, istihdam odaklı üniversiteler, akademik üretkenlik, güçlü akademik performans, üniversite-sanayi iş birliğine dair yeni modeller, üniversitelerimizin uluslararası etkileşimleri ve nihayet son yılların önemli bir terminolojisi olan bilgi diplomasisinin yaygın kullanılması oluşturacak.” diye konuştu.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Analitik projelerin başarılı olabilmesi için iyi liderlerin öncülüğünde veri, teknoloji ve istatistiki bilgilerin önemli rol oynadığına dikkati çeken YÖK Başkanı, “Yükseköğretime dair elimizde olan devasa miktardaki veriden faydalanabilmek ve üniversitelerimizi küresel bilimsel rekabette güçlendirecek şekilde dönüştürebilmek ve yönlendirebilmek ancak bu büyük verinin tahlil edilmesiyle mümkün olacaktır aynı zamanda belirsizliklerle dolu geleceğe ilişkin inşa edici plan ve programlar kurgulamalarına imkan sağlayacaktır. Üniversite yönetimlerimizin ulusal ve uluslararası rekabette başarılı olabilmeleri kurumlarının güçlü ve zayıf yanlarına dair gerçekçi verileri toplayabilmelerine ve bunları doğru tahlil edebilmelerine bağlıdır.  İnanın, bunu başarmak üniversitelerimizde çok güçlü bir dönüşüm yaratacaktır diye düşünmekteyim.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yükseköğretim kurumlarından istihdamı özel bir odak haline getirmeleri beklenecektir”

Yeni dönemde yükseköğretim kurumlarından istihdamı özel bir odak haline getirmelerinin bekleneceğini bildiren Özvar, “Yeni dönemde bir diğer önemli konumuz, Türkiye’de iş gücü piyasası ve üniversitelerimizin kendi mezunlarının istihdamlarını izleyen bir yönetim anlayışını harekete geçirmek olacaktır. Üniversitelerimizde mezun takip sistemlerinin özenle ve hızla hayata geçirilmesi, bu sistemlere sahip üniversitelerimizde ise aktif hale dönüştürülmesi ve daha işlevsel kılınmasını dilemekteyim. Ayrıca, bugün ülkemizde de kar amacı gütmeyen birçok organizasyon bu takip sistemlerinin kurulmasında ve işlemesinde üniversitelerimize katkı verebilmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak paydaş kurum ve kuruluşlarla tam bir uyum ve eşgüdüm içinde üniversitelerimizin, ülkemizin istihdam kapasitesine nasıl daha nitelikli katkı sağlayacağı sorusu etrafında bir dizi çalışmalar başlatacağımızı buradan ilan etmek isterim.”

YÖK Başkanı Özvar, istihdam için klasik üniversite eğitim anlayışının dışında hem sırada hem sahada eğitim-öğretimin güncele hızla taşınması gerektiğini dile getirerek, “Bu çerçevede yükseköğretim kurumlarımızın tüm programlarında alan yeterliklerini de dikkate alarak farklı disiplinlerden seçmeli dersler alınmasına imkân verecek düzenlemeleri yapmaları ve mümkün olduğunca bu seçimlik ders oranını artırmaları elzem hale gelmektedir.” ifadesini kullandı.​

“Akademik performansı esas alan bir yönetim felsefesinin benimsenmesi”

Bilim ve teknoloji bir ülkenin ekonomik ve sosyal refahının kaynağı ise bu kaynağı üreten kurumların başında bugün üniversitelerin geldiği belirten Özvar, Bilimsel araştırmaların ve teknolojinin bir yarışa döndüğü günümüz dünyasında ayakta kalmanın yegane yolu daha çok çalışmak ve üretmektir. Bilimsel üretkenlik bir muhit ve iklim içinde inkişaf ediyorsa, ki öyledir, bizlere düşen en önemli vazife bilim insanlarının içinde huzurlu ve mutlu çalışacakları ve üretmeye teşvik edilecekleri bu muhit veya iklimi inşa etmek veya geliştirmektir. Bunu başarmak ise yönetimlerin yani hepimizin akademik performansı esasa alan bir yönetim felsefesini benimsememize ve icra etmemize bağlıdır.

Öğretim elemanlarının bütün bilimsel üretiminin yakından izlenerek üniversite içi yönetim politikaları oluşturulmalı; atama, yükseltme, proje destekleme ve teşvik mekanizmaları bu üretkenlik esasına göre yapılmalıdır. Üniversite yönetimlerimiz bilhassa genç nesil bilim insanlarını daha fazla üretmeye olduğu kadar kadar daha nitelikli üretmeye de teşvik etmelidir. Deyim yerindeyse pozitif ayrımcılığın belki de en meşru gerekçesi bu üretkenliğin olması gerektiğini söyledi.

“Üniversitelerimizden uluslararası öğrenci sayısının akademik kaliteden ödün vermeden arttırmalarını beklemekteyiz”

Son yıllarda YÖK’ün, uluslararasılaşmayı stratejik bir hedef haline getirdiğini ve gelen öğrenci hareketliliği dikkate alındığında uluslararası öğrenciler için üniversitelerin cazip birere kurum olduğuna dikkat çeken Özvar, “Bu hareketliliğin yanı sıra uluslararasılaşma bakımından son yıllarda kayda değer bir diğer gelişme ise, üniversitelerimizdeki uluslararası öğrenci sayısının artmasıdır.

Yükseköğretim kurumlarında uluslararasılaşmanın en önemli göstergelerinden biri olan uluslararası öğrenciler, ülkelerin küresel görünürlüğüne ve ekonomilerine katkı sağlayan önemli bir unsur olarak kabul görmektedir. Yükseköğretim sistemimizdeki uluslararası öğrenci sayının 182 farklı ülkeden 200 bini aşmaktadır. Bu sayı ile dünyada uluslararası öğrenci kabul eden ilk 10 ülkeden biriyiz ve Avrupa yükseköğretim alanında ise İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya’dan sonra beşinci sırada yer almaktayız. Bildiğiniz gibi 2023 yılı hedeflerimiz bakımından üniversitelerimizden yetiştirdiği uluslararası öğrenci sayısını akademik standart ve kaliteden ödün vermeden arttırmalarını beklemekteyiz” dedi.

“Dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları ve bilim insanlarıyla daha yakından etkileşim veya enteraksiyon”

Bilim insanlarımızın küresel ölçekte daha nitelikli ve muteber yayın yapabilmeleri ve üretkenliklerini arttırabilmeleri için uluslararası saygınlığı olan yabancı meslektaşlarıyla birlikte çalışmalarını sağlayacak kurumsal imkan ve alt yapıları inşa etme gerekliliğinden bahseden Özvar, Seçilecek belirli sahalarda kurumlarımızda geçici veya hususi maksatlarla, birinci sınıf uluslararası akademisyenlerin sayısının artırılması yerli hocalarımızın üretkenliklerini de olumlu yönde etkileyecektir. Yükseköğretim kurumlarımızın yurt dışındaki nitelikli üniversiteler ile sonuç alıcı iş birliklerini artırmalarının öneminden bahsetti.

“Hâlihazırdaki önceliğimiz yüz yüze eğitimdir”

Konuşmasında yeni eğitim-öğretim yılı üzerinde değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, neredeyse son 1,5 yıl boyunca Kovid-19 salgını nedeni ile yükseköğretimde olağanüstü anlamda ciddi güçlükler ve değişimler ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, “Salgın sürecinde öğrendiklerimiz, yükseköğretimin klasik değerlerini değiştirmemiş olabilir. Ama bu salgının pek çok sektöre olduğu gibi çalışma, üretme ve bilgiyi aktarma biçimimize ciddi etkileri oldu.” değerlendirmesinde bulundu. YÖK Başkanı Erol Özvar, şöyle devam etti: ”Dijital okuryazarlıktan, çevrim içi ders anlatma tekniklerine, çevrim içi dersleri desteleyecek nitelikte ders notlarından farklı materyallere, çevrim içi konferanslar ve seminerlere, çok şey öğrendik. Ve hız kazandık. Üniversitelerimiz yöntem, içerik ve nitelik anlamında ciddi çalışmalar gerçekleştirdiler. Ama net olarak ifade etmek isterim ki başta Cumhurbaşkanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumların desteği ve kararları çerçevesinde hâlihazırdaki önceliğimiz yüz yüze eğitimdir.”

“Üniversite yönetimlerini kutlamak isterim”

Kovid-19 salgınının başlamasıyla birlikte ilk haftalardan itibaren Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerin hızla hareket ederek gerekli tedbirleri almayı başardıklarına işaret eden YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerde kurulan koronavirüs komisyonları ile de sahada sürecin basiretle yönetildiğini vurguladı.

Geçen yıl YÖK tarafından üniversiteler ve farklı kurum ve kuruluşlarla görüşülerek hazırlanan Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Kılavuzu’nun üniversitelere salgın sürecinde eğitimin devam edebilmesi için çerçeve kararlar sunduğunu dile getiren YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerin ilgili kurulları tarafından salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programların farklı uygulamaları özelinde planlama yapılması gerektiği belirtilerek, üniversite senatolarının karar almada yetkili kılındığını hatırlattı.

Buna karşılık üniversite yönetimlerinin mahalli şartları dikkate alarak programlarına dair hızla yeni düzenlemelere giderek bir yandan sağlık öncelikli politikalar devreye soktuğunu, diğer yandan eğitim-öğretimin aksamaması için gerekli alt yapı yatırımlarını olgunlaştırdıklarını anlatan Özvar, “Üniversite yönetimlerini, bu olağanüstü şartlarda faaliyetlerini aksatmadan ve kesintiye uğratmadan yürütebilmiş olmaları dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı olarak kutlamak isterim.” dedi.

“Üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır”

Kampüslerin tüm ülkede kapanmanın yaşandığı günler hariç açık kaldığını, uygulamalı eğitimlerin bir kısmı ile Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerde devam ettiğini aktaran YÖK Başkanı Erol Özvar, hibrit yani karma eğitim modeliyle, çevrim içi uygulamalarla birlikte tedbirler alınarak yüz yüze uygulamalı eğitimlerin de sağlık programları başta olmak üzere çeşitli programlarda yapılabildiğini dile getirdi.

Yine de küresel salgının eğitim ve öğretim süreçlerinde hasarlar oluşturduğunun bir gerçek olduğunu kaydeden YÖK Başkanı Erol Özvar, şöyle devam etti: ”Bu yıl, yani 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında salgının gelişme seyri ve ilgili kurum ve kuruluşların uyarıları da dikkate alınarak üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır. Bununla birlikte yükseköğretim kurumlarımızla koordinasyonun sağlanabilmesi için salgının seyrine göre harmanlanmış eğitim modeli de örgün programlarda halen olduğu gibi kullanılmaya devam edebilecektir. Özellikle uygulamalı eğitimlerin gerekli tüm tedbirler alınarak yüz yüze yapılmasının sağlanması program kazanımlarının elde edilmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Teorik derslerin ise salgının seyrine göre yüz yüze veya belirli bir oranda uzaktan öğretimle verilebileceğini hatırlatmakta yarar görmekteyim.”

“Riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır”

YÖK Başkanı Özvar, kampüslerde eğitim faaliyetlerinin yanı sıra akademik araştırmalar, çeşitli hizmetler ve idari faaliyetler de yürütüldüğüne işaret ederek, “Dolayısıyla yükseköğretim kurumları tarafından salgının kontrolünde sadece eğitim yönünden değil faaliyet alanlarına göre de riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır.” ifadesini kullandı.

Yurtlarla ilgili çeşitli temaslarda bulunuldu

Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtların yönetiminin Gençlik ve Spor Bakanlığı uhdesinde olduğunu hatırlatan YÖK Başkanı Erol Özvar, YÖK Başkanlığı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile temas ettiklerini ve yurtların kullanımı konusunda gerekli açıklamaların yapılmasını beklediklerini söyledi.

Yükseköğretim kurumlarının salgın dönemlerinde yüz yüze eğitimde riski azaltacak ve yayılmayı engelleyecek bazı koşulları sağlaması gerektiğini belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, bu doğrultuda dünyada da çeşitli kurum ve kuruluşların enfeksiyonla mücadele için çeşitli önerilerde bulunduğunu ve uygulamaya başladığını aktardı.

Farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirler hayata geçirilmeli

Salgının bölgesel ve yerel seyrinin de farklılık gösterebildiğini, yerel otoritelerle yakın iletişimde olunmasının salgının yayılmasının önlenmesi ve kontrolü anlamında önem taşıdığını vurgulayan YÖK Başkanı Erol Özvar, şu bilgileri verdi: ”Dolayısıyla üniversitelerimizden, salgın süreçlerinde eğitim ve öğretimin uygulanmasına yönelik plan yapmaları ve farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirleri hayata geçirmeleri beklenmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak kampüs ve yerleşkeler için Kovid-19’a yönelik tedbirleri içeren bir Güvenli Kampüs kılavuzu ile eğitim öğretim süreçlerine yönelik ikinci bir rehber, bu yıl güncellemelerle birlikte çerçeve kararlarımızı içeren bu iki rehber uygulamalarda yol gösterici olacaktır. Alınan kararları da içeren bir web sitesi de anlık takipler için yardımcı olacaktır.”

Kampüs ve yurtlardaki Kovid-19 önlemleri

YÖK Başkanı Erol Özvar, yüz yüze eğitime hazırlanırken akademik ve idari personel ile öğrencilerin aşılanmalarının tamamlanmasının teşvik edilmesinin, ayrıca sosyal ve ortak kullanım alanlarında alınması gereken tedbirlere riayet edilmesinin son derece önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ”Kampüs ve yerleşkelerde maske ve mesafe kurallarına uyulması, yurtlarda mümkünse aşılı kişilerle aşısız kişilerin ayrı yerlerde kalmasının sağlanması, yine yurtlarda aşısız bireylerin PCR takiplerinin yapılması, belirti gösterenler için izolasyon odalarının bulundurulması ve hem yurt hem de yerleşkelerde tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır.”

Üniversiteler salgınla mücadelede Ar-Ge çalışmalarına hız vermeli

Dünya Sağlık Örgütü’nün bilgi kirliliği salgınına dikkat çektiğini, salgın yönetiminde toplumda kanaat önderleri ile birlikte çalışmayı önerdiğini ve maneviyatın desteklenmesinin önemine işaret ettiğini aktaran YÖK Başkanı Erol Özvar, Amerika’da pek çok üniversitede akıl ve ruh sağlığı açısından danışmanlık hizmetlerinin de verildiğini söyledi.

YÖK Başkanı Erol Özvar, “Küresel salgının, gençlerimiz ile akademik ve idari personelimiz üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri en aza indirmek, avantajları görmelerini sağlamak öncelikli görevlerimiz arasında yer almalıdır. Üniversiteler olarak salgınla mücadelede Ar-Ge çalışmalarımıza hız vermeli, çok disiplinli çalışmalı, sosyal bilimlerle birlikte bilgi kirliliği ile mücadeleye destek vermeli, toplumumuzun ve gençlerimizin yanında olmalıyız.” diye konuştu.

Yayınlanmasını beklediğimiz genelgelerle netliğe kavuşacaktır”

Salgınla mücadelenin bitmediğini vurgulayan YÖK Başkanı Erol Özvar, “Başkalarına karşı sorumluluk taşıdığımızı unutmadan ve birbirimizi destekleyerek inşallah bu afetten de kurtulacağız.” diye konuştu.

Kampüslerin geçen senelerde olduğu gibi yine açık olduğunu, kütüphane ve diğer imkânlardan üniversite yönetimlerinin belirleyeceği usullerle öğrencilerin istifade etmeye devam edeceğini aktaran Özvar, “Salgınla mücadele ve mahallinde yükseköğretimi bağlayacak kararlar ilgili bakanlıkların bugüne kadar aldığı kararlar ile kısmen açıklığa kavuşmuştur ve ilgili diğer hususlar da birkaç gün içinde yayınlanmasını beklediğimiz genelgelerle netliğe kavuşacaktır.” dedi.

YÖK ile üniversiteler daha katılımcı ve yakın iletişimde olacak

YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni dönemde YÖK Başkanlığı ile üniversitelerin daha katılımcı ve yakın iletişim ile yükseköğretim hayatına birlikte katkı sağlayacaklarına inandığını dile getirdi. Üniversiteler ile daha yakından, belki bölgesel yakınlıklar dikkate alınarak belirli zamanlarda başkanlık olarak bir araya gelmeyi ve çalışmayı planladıklarını bildiren YÖK Başkanı Erol Özvar, bu programı yakında ilan edeceklerini belirtti.

“Üniversitelerimiz arasında devlet ve vakıf ayrımı yoktur”

“En önemli kamu hizmeti olarak değerlendirdiğimiz eğitim-öğretim hizmeti vermek bakımından üniversitelerimiz arasında devlet ve vakıf ayrımı yoktur.” değerlendirmesinde bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, nasıl ki kamu hizmeti bölünemezse kurumların da bölünemez olduğuna dikkat çekti. YÖK Başkanı Erol Özvar, “Eğitim-öğretimin kaliteli verildiği, ilmi çalışmaların ödüllendirildiği ve nihayet topluma duyarlı hizmetlerin üretildiği bütün kurumlarımız hepimizce takdire şayandır. Bugüne kadar yapılan hizmetleri devam ettirmeyi ve yenilerini onların üzerine koymayı bir vazife telakki ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Niçin üniversitelerimizin dünya ölçeğinde bir başarı hikâyeleri olmasın?”

“Niçin üniversitelerimizin dünya ölçeğinde bir başarı hikayeleri olmasın?” sorusunu yönelten YÖK Başkanı Erol Özvar, “Ben kendi adıma her bir kurumumuzun böyle bir hikayeyi inşa edecek kapasite ve potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Kadim kültür ve medeniyetimizden intikal eden zengin ilmi miras bize bir kez daha muvaffakiyetin ipucunu veriyor. Yeter ki çok çalışalım.” dedi.

Rektörler de söz alarak soru ve görüşlerini ilettiler

YÖK Başkanı Erol Özvar’ın konuşmasının ardından toplantının “soru ve temenni” bölümüne geçildi. Toplantıya katılan çok sayıda üniversite rektörü söz alarak, YÖK Başkanı Erol Özvar’a soru, görüş ve temennilerini iletme fırsatını buldular.

Yaklaşık iki saat süren toplantı YÖK Başkanı Erol Özvar ile rektörlerin aile fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.

    Belirli Gün ve Haftalar

  • Bu hafta Camiiler Haftası
  • Bu gün Hayvanları Koruma Günü
  • Bu gün Dünya Mimarlık Günü
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.