yükseköğretimuluslararasılaşmaüniversiteYÖKuluslararası öğrenciyabancı öğrenciyugevdarulfunun
DOLAR
18,6246
EURO
18,5796
ALTIN
1.029,73
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
19°C
Ankara
19°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Yağmurlu
16°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

Dijital Dönüşüm Sürecinde Akıllı Şehirler ve Gereksinimler

Tubanur BÜYÜKÇOLPAN
Ramazan KOCATÜRK

Dijital dönüşüm hayatlarımızın her alanına etki etmesiyle birlikte insanların günlük yaşamlarındaki bilgileri doğru yorumlayıp işleyebilen, yaşadıkları çevreyi sorgulayabilen ve yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinen bir toplum modelinin oluşması için küresel düzeyde çalışmalar ortaya çıkmaya başlamıştır. Gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri her alanda olduğu gibi kent yapılarında da etkilidir. Teknolojik olanaklardan gerektiği ölçüde yararlanamayan kentler, vatandaşların ihtiyaç ve beklentilerine cevap verememektedir. Akıllı şehirlerin hayata geçmesi ise, kentsel yaşam alanları ve hizmetleri dijitalleşme ile birbirine bağlamaktadır. Bu durumda maliyet, zaman ve enerji tasarrufu sağlanarak vatandaşların yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir. Kentlerin akıllı hale getirilmesi sürecinde sistemsel unsurların yanı sıra vatandaşların akıllı şehirlerden yararlanma durumları da ayrı bir araştırma konusu haline gelmiştir. En iyi düzeyde akıllı şehir hizmetlerinin kurgulanması ve bireylerin de bu hizmetlerden en iyi düzeyde yararlanabilmeleri sürecinde akademik kurumlarla ve eğitimcilerle iş birliğinin önemine değinen bir araştırma ortaya konmuştur. Avrupa Birliği Erasmus Plus Programı kapsamında gerçekleştirilen bir yetişkin eğitimi projesi olan “Start Up for Development” (KA204-E08BB1E6), İspanya, Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan ve Polonya ülkelerinden sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu araştırma kapsamında akıllı şehirlerde katılımın nasıl geliştirilebileceğini, şehirlerin neden akıllı şehirlere dönüşmesi gerektiğini ve akıllı şehir uygulamalarından ne ölçüde yararlanılabileceğini incelenmiştir. Araştırmada betimleme yönteminden yararlanılmış ve veriler anket tekniği ile toplanmıştır.

Dijital Dönüşüm Nedir?

Dijital dönüşüm, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) vatandaşların ihtiyaçlarına hizmet ederek yaşamı daha yaşanabilir bir düzeye getirme süreci olarak tanımlanabilir. Bu dönüşüm süreci esasen sadece insanlar için değil, tüm organizasyonlar için geçerlidir. İçinde bulunduğumuz dönemde dijitalleşmeyi takip eden ve yeni teknolojileri kullanan kuruluşlar rekabet avantajı açısından da avantaj elde etmektedir. İnternete erişimde ülkeler arasında hatta ülkelerin şehirleri arasında bile eşitsizlikler var. Bilgi ve iletişim teknolojileri, gelişmiş ülkeler ile diğerleri arasındaki uçurumun nasıl kapatılacağı konusunda kilit bir rol oynamaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı sadece ülkeler için değil, bireyler için de eşitlik için önemli bir ihtiyaçtır. Dolayısıyla, teknoloji kullanımı ekonomik güçle ilgili olduğu için toplum içinde kutuplaşmaya ve sınıflanmaya neden olabilir.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin ardından yaşanan dijital dönüşüm, bazı süreçlerin basitleştirilmesine olanak sağlıyor. Örneğin, ödemeler dijital olarak yapılabilir ve lojistik maliyetler düşürülebilir. Öte yandan bilgi alışverişi mekanizmaları düzeyinde, bilgi ve ürün tasarımının yanı sıra talep farkındalığı ve kültürel çeşitliliği de kolaylaştırır (Gensollen, 2007, s.177). Rogers, bu dönüşümün teknoloji ile ilgili değil, strateji ve düşünce tarzı ile ilgili olduğunu belirtiyor ve daha fazla stratejik sorumluluk alınması ve yeni teknolojilere odaklanması gerektiğini vurguluyor. Dijital çağa uyum sağlamak, büyümek ve kendi stratejilerini oluşturmak için hizmet kullanıcı ağlarından yararlanmak, rekabet için iyileştirmeler yapmak, veriyi varlığa dönüştürmek, yenilik yapmak ve değer katmak gerektiğinin altını çizdi. 2007, s.14).

Öte yandan dijital dönüşüm, insanların günlük yaşamlarında bilgiyi doğru yorumlayabilen ve kullanabilen, yaşadığı çevreyi sorgulayan, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinen bir toplum modelinin oluşmasının önünü açmıştır. Birçok çalışma ve rapor, dijital dönüşümü stratejik bir öncelik alanı olarak belirlemiştir. Çünkü dijital dönüşüm, bireyleri ve bilgi ve iletişim sektörünü içeren toplumsal dönüşümü, bilgi ve iletişim teknolojilerinin iş dünyasına girmesini, vatandaş odaklı hizmet dönüşümünü, kamu yönetiminin modernleşmesini, küresel rekabetçi bilgi teknolojilerini, rekabetçi ortak ve ucuzluğu içermektedir. Ayrıca, iletişim altyapısı ve hizmetleri, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile yenilikçilik yine dijital dönüşüm kapsamındadır. Dijital dönüşüm süreci bir gelişim sürecini ifade etmektedir. Dijital dönüşüm çalışmalarında ortak olarak dikkat edilen nokta, toplumun tüm kesimlerini kapsaması ve toplumun tümüne fayda ve katma değeri artırmayı hedeflemesidir.

Akıllı Şehir Kavramı

Akıllı şehir kavramının kentsel hizmetler olduğu bazı çalışmalarda bahsedilse de bunun temelinde vatandaşların yaşam standartlarının iyileştirilmesi yatmaktadır. Diğer bir deyişle, geliştirilen tüm akıllı şehir hizmetleri, bireylerin refahını artırmak için tasarlanmaktadır. Akıllı şehirler, iş dünyası ve yerel yönetimler arasındaki ilişkiyi geliştirmek için vatandaş katılımını da teşvik eder (Brunn ve diğerleri, 2012, s.589). Avrupa Yatırım Bankası tarafından 4 Haziran 2014 tarihinde yayınlanan “Akıllı vatandaşlar için akıllı şehirler” başlıklı basın açıklamasında, şehirlerin büyüklükleri ne olursa olsun akıllı olmaktan başka seçeneklerinin olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, vatandaşların temel ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak ve yaşam kalitelerini artırmak için akıllı ve sürdürülebilir çözümler üretmenin gerekli olduğu açıklanmıştır.

Akıllı şehir konsepti, vatandaşlara kaliteli ve daha rahat bir yaşam sunmak için geliştirilmiştir. Akıllı şehirler, dijital teknolojilerin gelişmesi sonucu her geçen gün geçmişe göre daha akıllı hale geliyor. Akıllı şehirlerin temelinde sürdürülebilirlik olduğu için tüm çözümlerde verimliliğe odaklanılmaktadır. Örneğin; şehrin su dağıtım şebekesinde uygulanacak bir akıllı şehir uygulamasının kayıp ve kaçak oranını azaltırken aynı zamanda doğal kaynakları da koruması beklenmektedir. Bunun vatandaşlara yayılan etkisi, düşük kullanım ücretlerinin oluşturulmasının yanı sıra, suyun kalitesinin sürekli izlenmesi, halk sağlığının korunması ve vatandaşları yüksek hizmet kalitesi ile buluşturmasıdır. Literatürdeki akıllı şehir tanımları incelendiğinde dijital teknolojilerin hizmetlere entegre edilmesi, vatandaşların yaşam standartlarını iyileştirmesi gibi benzer unsurların vurgulandığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu çalışmalarda, akıllı şehirlerin yaratılmasının temel nedenleri; akıllı şehirler, insanlar ve onları çevreleyen gündelik nesneler arasındaki ilişkiler bağlamında açıklanmıştır. Popescul ve Radu (2016) akıllı bir şehirde e-devlet uygulamalarının kullanılmasının, bireylerin sorunlarını bildirme ve planlamaya katılımını teşvik etmesi açısından önemli olduğunu belirtmiştir. Washburn ve Sindhu (2010, s.2) ise akıllı şehirleri, bilgi teknolojilerini kullanarak daha akıllı, birbirine bağlı ve verimli kritik altyapı bileşenleri ve hizmetlerini sunmak için geliştirilen, şehir yönetimi, eğitim, sağlık, kamu güvenliği, ulaşım ve kamu hizmetlerini kapsayan bir sistem olarak tanımlamıştır. Diğer bir tanıma göre ise akıllı şehirler; yollar, köprüler, tüneller, raylar, metrolar, ulaşım ve havaalanları dahil olmak üzere tüm kritik altyapılarını izleyen ve entegre eden bir şehirdir. Aynı zamanda su ve enerji tüketimini, kaynaklarını daha iyi optimize edebilen, önleyici bakım faaliyetlerini planlayabilen ve güvenliği ihmal etmeyen vatandaşlarına maksimum hizmet sunabilmktedir (Hall, 2000). Akıllı şehir tanımları değerlendirildiğinde üç yaklaşımın öne çıktığı belirlenmiştir (Abella vd., 2015, s.840). Bunlar; sürdürülebilir akıllı şehirler, sensörlü akıllı şehirler ve işbirlikçi akıllı şehirlerdir.

 Sürdürülebilir Akıllı Şehir: Akıllı şehirler için en popüler yaklaşımlardan biridir ve enerji tüketimini dikkate almaktır. Bu yaklaşımda enerji tasarrufuna, alternatif enerji kaynaklarına ve daha verimli ulaşım araçlarına büyük önem verilmektedir. Yaklaşımın en büyük avantajı, yatırımların kolayca ekonomik olarak tasarrufa dönüştürülebilmesidir.

 Sensörlü Akıllı Şehir: Bu yaklaşım, şehrin vatandaşlar tarafından nasıl algılandığını vurgulamaktadır. Sensörlü akıllı şehirlerde, trafik sensörleri, hava kirliliği sensörleri, ses sensörleri, nem sensörleri ve kamera sensörleri gibi binlerce farklı sensör bir yapıda yönetilmektedir. Bu sensörler, şehrin en karmaşık sorunlarından bazılarını çözmek için kritik bilgiler sağlamaktadır. Ancak, üretilen büyük miktarda veriyi yönetmek için mevcut bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanmaktadırlar. Bu potansiyele sahip sensörleri kullanırken mantıklı bir bakış açısı sağlayarak problemlere çözüm üretebilirler.

 İşbirlikçi Akıllı Şehir: Akıllı şehirlerin üçüncü ve yine popüler bir yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, vatandaşlarının şehrin günlük işleyişine katılma kabiliyetine dayanmaktadır. Vatandaşlara sunduğu verilerle dijital katılım mekanizmalarını işleterek şehir yönetiminde katılımcı politikaların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

Akıllı şehirler, kentsel altyapı bileşenlerini ve hizmetlerini daha verimli kullanmak ve bu bileşenleri birbirine bağlamak için gerçek zamanlı veri üretimi için otomatik yardımcı sistemler ve dijital sistemler kullanmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu imkanlar bu sistemleri desteklemek için kullanılmaktadır. OECD yeşil büyüme çalışmaları kapsamında yayınlanan raporda, akıllı şehir uygulamalarının 2020 yılında küresel pazarda yılda 400 milyar dolara ulaşabileceğini belirterek birçok şehrin şimdiden bu yeni fırsatları benimsediği ve takip ettiği açıklamıştır. Aynı raporda, akıllı şehir araçlarının en önemli uygulamalarından birinin kentsel veri ve bilgilerin üretilmesi, toplanması ve dağıtılması olduğu öne sürmüştür (OECD, 2016, s.82).

Dijital Dönüşüm ve Akıllı Şehirler

Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla eğitim, sağlık, tarım ve ulaşım gibi birçok alanda yenilikçi hizmetler ortaya konulmaktadır. Dijital dönüşüm ile birlikte insanların günlük yaşamlarındaki bilgileri doğru yorumlayabilen ve işleyebilen, yaşadıkları çevreyi sorgulayan ve yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinen bir toplum modelinin oluşması için temeller atılmıştır. Gelişen teknolojiler her alanda olduğu gibi kent yapılarında da etkili olmakta ve teknolojik imkanlardan gerektiği gibi yararlanamayan kentler, vatandaşların ihtiyaç ve beklentilerini karşılayamamaktadır. Akıllı şehir konsepti ile kentsel yaşam alanları dijitalleşmekte ve şehirdeki tüm nesneler nesnelerin interneti kapsamında birbirine bağlı hale gelmektedir. Bu durumda maliyet, zaman ve enerji tasarrufu sağlanarak vatandaşların yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, yaşamlarımızın her alanında tecrübe edilmesi, bireyleri küresel ağın bir parçası haline getirmiştir. Bu teknolojilerin dijitalleşmesi sadece bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini değil, zaman ve mekân algılarını da değiştirmektedir. Böylece tek yönlü ve bireysel iletişim faaliyetleri çok yönlü bir boyuta taşınmıştır. Ülkemizde sanayi ve ticaretin gelişmesiyle birlikte tarımla uğraşan kırsal alanlardan sanayi ve ticaretin gelişmiş olduğu şehirlere göç başlamıştır. Bu göçün de etkisiyle bugün her dört kişiden üçü kentlerde yaşamaya başlamıştır. Kentlerde artan bu nüfus yoğunluğu ulaşım, konut, eğitim, altyapı, sağlık, güvenlik, çevre ve enerji gibi alanlarda sorunları beraberinde getirmiştir. Bu durum, yerel yönetimlerin bu sorunlara akıllıca yaklaşmalı ve çözmeli ve vatandaşlara daha yaşanabilir bir şehir sunması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler de akıllı şehir uygulamaları başlığı altında vatandaşlara farklı ve yenilikçi çözümler sunmaktadır.

Castells, dijital çağda, iletişim teknolojilerinin sürekli dönüşümü ve iletişim medyasının gelişiminin, küresel ve yerel sürekli değişen bir yapı olarak bir ağ üzerinden toplumsal yaşamın tüm alanlarını etkilediğini belirtmektedir (2013, s.21). İnternet teknolojilerindeki gelişmelerin de etkisiyle dünya çapında milyonlarca insanın bilgisayarları ile bir ağa bağlanması mümkün hale gelmiştir. İletişim teknolojilerinin değişen ve gelişen altyapısı ile insan dışındaki nesnelerin bağlantısı gerçekleşmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojileri, dijitalleşme ile birlikte günlük hayatın geniş bir yelpazesinde sosyal uygulamaların oluşmasına ve insan deneyimlerinin rutin olarak yenilenmesine neden olmaktadır. Bu deneyimler çalışma tarzları, sosyalleşme, tüketim, sağlık, sosyal hizmetler, güvenlik, eğlence ve sosyo-kültürel çevre algısını içerirken, bu deneyimlere yeni anlamlar yüklemeyi de içermektedir (Castells ve diğerleri, 2007, s.77). Bu bağlamda, kamu hizmetlerinde elektronik yeniliklerin yaygınlaşması, devletlerin uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi ve etkin bir demokratik sosyal devlet performansı için kamu idarelerinin e-devlet alanındaki yenilikçilik anlayışının özellikleri kritik önem kazanmaktadır.

Akıllı Şehir Fonksiyonları

Şehirler, bulundukları yere göre akıllı çözümler geliştirmek için teknoloji sağlayıcıların iş modellerine dayalı farklı yaklaşımlar benimsemiştir. Nitekim, hızla büyüyen ve gelişen bilgi teknolojileri, teknolojinin sağladığı imkanlarla ürün ve hizmetlerine yenilerini eklemektedir. Akıllı şehirler altı temel boyutta değerlendirilmektedir (Madakam ve Ramasmawy, 2014).

Akıllı Ekonomi – Yenilik ve Rekabet

Temel olarak yüksek kaliteye odaklanmayı ifade etmektedir. Yenilikçiliği ve girişimciliği savunurken, yeni ve yüksek teknolojilerin geliştirilmesine odaklanmakta ve yerel ekonomi ile dünya ekonomisi arasında daha yakın bağları teşvik etmek için yenilikçiliği teşvik etmektedir.

Akıllı Vatandaşlar – Yaratıcılık

Şehirlerin ve politikaların varlık nedeni vatandaşlardır. Bu nedenle, daha akıllı şehirler geliştirmenin anahtarı, bireyleri dahil etmektir. Aynı zamanda halkın kamu işlerine katılmaya teşvik edilmesini ifade eden bir kavramdır. Yerel yönetimler tarafından verilen eğitimlerin tüm topluma ulaştırılabilmesi için yeni teknolojik cihazlarla donatılmış mobil eğitim araçlarını vatandaşların hizmetine sunmayı ve gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

Akıllı Yönetim – Katılım ve Güçlendirme

Akıllı şehir yönetişimi, telefonlar, faks makineleri, yazıcılar, bilgisayarlar, sunucular ve video konferans sistemleri dahil olmak üzere büyük ölçekli kuruluşlarda elektronik cihazların ve ayrıca gözetim sistemleri de dahil olmak üzere bu ağ bileşenlerinin kullanımını içermektedir. Kullanılacak teknolojik cihazlar ile vatandaşları ilgilendiren konularda aktif katılım yolları açılmaktadır. Katılımın boyutu, çevrimiçi platformlar ve diğer uygun kanallar aracılığıyla artırılmalı ve teşvik edilmelidir.

Akıllı Hareketlilik – Altyapı ve Ulaşım

Akıllı hareketlilik, iklim değişikliği müdahalesinin hedeflerini desteklemektedir. Enerji güvenliği, gerçek zamanlı trafik yönetimi, yolcu taşımacılığında araç yönetimi, otopark yönetimi, filo yönetimi ve bisiklet kullanım yönetimi gibi süreçlerin yönetimini sağlamaktadır. Ücretlerin optimize edilerek elektrikli araç kullanımında destek verilmesi ve araç paylaşım hizmetleri gibi hizmetleri de kapsamaktadır. Trafik yönetiminin etkin ve verimli hale getirilmesi için video gözetim ve uzaktan algılama tekniklerini kullanarak şehir içi ulaşımın etkinliğini ve hizmet kalitesini artırmayı amaçlamaktadır. Toplu taşımada akıllı kartlar ile ulaşımın sağlanması, akıllı durakların oluşturulması, yolcu bilgi sisteminin kurulması, hat optimizasyonunun sağlanması, akıllı park sistemleri, online otopark rezervasyonu, mobil cihazlarla ödeme yapılması, toplu taşımada anlık kapasite raporlaması ve akıllı kavşak yönetim sistemleri kurulması akıllı hareketlilik örnekleri olarak gösterilebilir.

Akıllı Çevre – Doğal Kaynaklar ve Sürdürülebilirlik

Dünya nüfusunun hızla artmasıyla birlikte toplumların ihtiyaçlarındaki çeşitliliğin artması doğal kaynaklara olan talebin de hızla artmasına neden olmuştur. Doğal kaynakların hızla tüketilmesi, yerleşim alanlarının daha kalabalık hale gelmesine neden olmuş ve çevre kirliliği ile ilgili sorunları beraberinde getirmiştir. Akıllı şehirlerin ve yeşil alanların çoğalmasını teşvik etmek için kamusal alanların ve yeşil alanların dağılımını tam olarak anlamak ve analiz etmek için web tabanlı ve uzaktan izleme teknolojileri kullanılmaktadır. Böylece yeşil şehir planlamasının uygulanması planlanmıştır. Akıllı şehirlerde yenilenebilir enerji kaynakları, mevcut enerji akışından doğal süreçlerde elde edilmekte ve kullanılmaktadır. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, biyokütle enerjisi ve hidrojen enerjisi olarak sıralanabilir.

Akıllı Yaşam – Kültür ve Yaşam Kalitesi

Akıllı şehirler, insanların birbirleriyle bağlantı kurmalarını, evlerini ve ofislerini dışarıdan daha kolay yönetmelerini, akıllı yaşam için çevreleriyle daha yakın etkileşim kurmalarını sağlamak için nesnelerin interneti teknolojisini kullanmaktadır. Aynı zamanda online sosyal platformların kullanımı ile vatandaşın yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir. Böylece daha sağlıklı, daha mutlu ve daha canlı bir yaşam tarzı geliştirilebilir.

Akıllı şehirler ile kentsel yaşam alanlarının dijitalleşmesi, şehirdeki tüm nesnelerin Nesnelerin İnterneti kapsamında birbirine bağlanması beklenmektedir. Bu durumda maliyet, zaman ve enerji tasarrufu sağlanarak vatandaşların yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir. Şehirlerin coğrafi koşulları göz önünde bulundurularak her şehrin yapısına göre bir akıllı şehir stratejisinin belirlenmesi ve bu stratejiye uygun kaynakların aktarılması, yerel toplulukları da dahil ederek katılımcı bir anlayış çerçevesinde yol haritasının belirlenmesi esastır. Hükümet, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar bu bağlamda paydaş olarak sürece dahil edilmelidir. Nitekim akıllı şehir projeleri her şehrin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Bu katılımcı grupları ise ihtiyacın belirlenmesinde etkilidir.

Akıllı şehir uygulamaları, şehirlerin kamu kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için dijitalleşmeyi ön planda tutarak, vatandaşların ve kurumların su ve elektrik tüketim miktarları ile enerji kullanımından kaynaklanan emisyon tüketimleri hakkında veri toplayarak vatandaşların bilinç düzeyini artırmayı amaçlamıştır. Bu sayede vatandaşlarına sorumluluk duygusu kazandırmayı amaçlamışlardır.

Akıllı şehir, ulaşım, eğitim, sağlık, yönetim, kamu güvenliği, altyapı, lojistik, bilgi iletişim teknolojileri, ekoloji gibi birçok sektörü ve bina inşaatı gibi kaynakların verimli tüketimini içeren bir olgudur. Ayrıca bu sektörler kentlilerin günlük yaşamlarını da etkilemektedir. Aynı zamanda akıllı şehir olgusu, akıllı vatandaşlarla birlikte ilerlemektedir. Akıllı şehirler, yerel toplulukların sorunlarını analiz etmek ve çözüm bulmak için verimli kaynak tüketimi yapabilir ve mevcut altyapının kapasitesini artırarak vatandaşların yaşam kalitesini iyileştirme potansiyeline sahip olabilir. Ayrıca akıllı şehirler, şehirlerde vatandaşlara sunulan hizmetlerin işleyişine ilişkin gerçek zamanlı verileri kullanarak ticari işletmelerin kendilerini geliştirmelerinin önünü açabilir.

Sürdürülebilir bir şehir için ekonomik fırsatları en üst düzeye çıkarmak ve çevresel zararı en aza indirmek gerekir (Mauricio vd., 2016, s.16). Akıllı şehir kavramının, şehirlerin toplumun dönüşüm hızını izlemesi ve nüfusun beklenti ve ihtiyaçlarını karşılaması için önemli bir faktör olarak görüldüğü belirtilmektedir. Dijitalleşme, yeni iş modelleri geliştirerek, bilgi, şirket kaynakları ve dijital teknolojileri yeni kombinasyonlarla birleştirerek yeni ürün ve hizmetleri kullanıma sunmaktır. Aynı zamanda şirket kaynaklarının çok daha etkin kullanılabilmesi için teknolojinin bu kaynaklara uyarlanması anlamına gelmektedir.

Bulgular

Araştırmanın ilk bölümünde katılımcılara ilişkin bazı demografik bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda yaşları, eğitim durumları, profilleri (vatandaşlar, yetişkin eğitimcileri ve belediye personeli) ve istihdamları sorulmuştur. Araştırmaya katılan beş ülkenin tamamında ankete katılanların çoğunluğu 31 ile 59 yaşları arasındadır. %67,6’sı Yunanistan, %64,4’ü Polonya, %59,8’i İspanya, %44,2’si Türkiye ve %73,4’ü Bulgaristan’dandır. Bunu ikinci en yüksek katılımcı oranı olarak 18 ve 30 yaş grubu izlemiştir. Yunan katılımcıların %29,4’ü, Polonyalıların %23,2’si, İspanyolların %37,8’i, Türk katılımcıların %27’si ve Bulgar katılımcılarının %19,3’ü 18-30 yaş aralığındadır.

Katılımcılara eğitim durumları sorulduğunda; Yunanistan, Polonya, İspanya ve Bulgaristan’dan yanıt verenlerin çoğu yüksek lisans veya doktora derecesine (sırasıyla %51,5, %87,8, %48,8 ve %81,7) sahipken, Türkiye’den yanıt verenlerin çoğunluğu (%66,3) lisans düzeyinde üniversite derecesine sahiptir.

Tablo 1: Katılımcıların profili
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Profil Yüzde (%)
Yetişkin eğitimi uzmanı 35,3 22 30,5 27 34,3
Vatandaş 54,4 69,5 59,8 22,7 44
Belediye çalışanı 10.3 8,5 9,8 50,3 21,1

Katılımcılara profilleri sorulmuştur (bkz. Tablo 1). Yunanistan, Polonya, İspanya ve Bulgaristan’dan katılımcıların çoğunluğu vatandaşlardan oluşurken (sırasıyla %54,4, %69,5, %59,8, %44), Türkiye’den anket katılımcılarının çoğunluğu (%50,3) belediye personeli olmuştur. Bunu, yetişkin eğitimi uzmanları %35,3 ile Yunanistan, %22 ile Polonya, %30,5 ile İspanya, %27 ile Türkiye ve %34,3 ile Bulgaristan izlemektedir. Yunanistan, Polonya, İspanya ve Bulgaristan’da belediye personel profili araştırma için en düşük oran (sırasıyla %10,3, %8,5, %9,8, %21,1) iken, Türkiye’deki katılımcı profilinin en yüksek oranı (%50,3).

Öte yandan, katılımcılara çalıştıkları işler sorulduğunda, aralarında çeşitli işlerin olduğu tespit edilmiştir. Örneğin yöneticiler, araştırmacılar, akademisyenler vb. Yunanistan’dan ankete katılmış; Polonya’dan eğitim danışmanları, tarım danışmanları, öğretmenler, profesörler, çiftçiler, veterinerler, üniversite öğrencileri, eğitmenler, ekonomistler, muhasebeciler vb. ankete katılmıştır. İspanya’dan öğretmenler, yöneticiler, araştırmacılar, akademisyenler, öğrenciler, belediye yöneticileri vb., Türkiye’den ise öğretmenler, yöneticiler, araştırmacılar, öğrenciler, belediye yöneticileri, mühendisler, kütüphaneciler ve akademisyenler vb. araştırmaya katkı sağlamıştır. Bulgaristan’dan ise belediye başkanları, doktorlar, öğretmenler, belediye yöneticileri, şirket yöneticileri, araştırmacılar, vb. meslek gruplarına mensup kişiler araştırmaya katılmıştır. Sonuçlar, her ülkeden birçok katılımcının öğretmen ve akademisyen olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, sonuçlar eğitim alanında gerçekleştirilecek bir içerik açısından önem arz etmektedir. Bu araştırmada yetişkin eğitimi uzmanları, öğretmenler ve akademisyenlerin yanıtları üzerinde durularak bir değerlendirme yapılacaktır.

Eğitimci olan katılımcılardan “akıllı şehir” kavramını tanımaları istenmiştir (Bkz. Tablo 2). Katılımcıların çoğunluğu, Yunanistan’da (%75), İspanya’da (%76) ve Bulgaristan’da (%71,1) akıllı şehir kavramına aşinadır. Öte yandan, Polonyalı katılımcıların yarısı akıllı şehir kavramına aşina olup olmadıklarından emin değilken (%50), %33,3’ü kavramı bilmemektedir ve sadece %16,7’si akıllı şehrin ne olduğunu bildiğini belirtmektedir. Türkiye’de ise eğitimci olan katılımcıların neredeyse yarısı akıllı şehir kavramını bilmediğini belirtmiştir. Türk katılımcıların %59,1’i akıllı şehir kavramını tanıyorken, %40,9’u akıllı şehirleri tanımamaktadır.

Tablo 2: Akıllı şehir kavramının bilinirliği
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Yüzde (%)
Evet 75 16,7 76 59,1 71,1
Hayır 25 33,3 24 40,9 28,9
Emin değilim – 50 – – –

Yetişkin eğitimi uzmanlarına akıllı şehirlerle ilgili bir eğitime/projeye katılıp katılmadıkları sorulmuştur. Tablo 3, beş ülkede de çoğu katılımcının akıllı şehirler konusunda bir eğitim/projeye katılmadığını veya yürütmediğini açıkça göstermektedir. Yunan katılımcıların %83,3’ü, Polonyalı katılımcıların %100’ü, İspanyol katılımcıların %84’ü, Türk katılımcıların %97,7’si ve Bulgar katılımcıların %76,3’ü böyle bir eğitime/projeye katılmadıklarını veya yürütmediklerini belirtmiştir. Öte yandan, evet diyenlerden ne tür faaliyetlere katıldıkları veya yaptıkları sorulmuştur. Evet diyen Yunan, İspanyol ve Bulgar katılımcılar, akıllı şehirler temalı Avrupa Birliği projelerine katıldıklarını veya yürüttüklerini belirtirken, Türk katılımcılar çocuklar için düzenlenen STEM fikir yarışmaları kapsamında akıllı şehirler konusu hakkında bilgi edindiklerini ifade etmiştir.

Tablo 3: Akıllı şehirler ile ilgili bir eğitime/projeye katılmış olma durumu
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Yüzde (%)
Evet 16,7 – 16 2,3 23,7
Hayır 83,3 100 84 97,7 76,3

Yetişkin eğitimi uzmanlarına, yerel yönetimlerinin akıllı şehirlerle ilgili yürüttüğü herhangi bir girişimi bilip bilmedikleri sorulmuştur. Tüm ülkelerden katılımcıların çoğunluğu, yerel yönetimlerinin akıllı şehirlerle ilgili kolaylaştırdığı herhangi bir girişime aşina olmadıklarını belirtmiştir. Tablo 4’te görüldüğü gibi Yunanistan’dan katılımcıların %58,3’ü, Polonya’dan %83,3’ü, İspanya’dan %56’sı ve Türkiye’den %45,5’i bu girişimlerden haberdar değildir. Yerel yönetimlerin akıllı şehirler konusundaki girişimlerinin yetişkin eğitimi uzmanları tarafından bilinirliği %48,7 ile sadece Bulgaristan’da bu tür girişimleri bilmeyen eğitimcilere oranla daha yüksektir.

Tablo 4: Yerel yönetimlerin yürüttüğü girişimlerin bilinirliği
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Yüzde (%)
Evet 25 5,6 28 25 48,7
Hayır 58,3 83,3 56 45,5 25
Emin değilim 16,7 11,1 16 29,5 26,3

Yetişkin eğitimi uzmanlarına akıllı şehirler için en önemli unsurların neler olduğu sorulmuştur. Katılımcıların en önemli buldukları beş unsur Tablo 5’te listelenmiştir. Sağlık (%91,7), ekonomik kalkınma (%70,8), kamu güvenliği (%58,3), istihdam (%58,3) ve katılım/demokrasi (%54,2) konuları Yunan katılımcılar tarafından en önemli beş unsur olarak belirtilmiştir. Polonya’daki yetişkin eğitimi uzmanları, sağlık (%94,4), ekonomik kalkınma (%72,2), kamu güvenliği (%55,6), istihdam (%58,3), geri dönüşüm (%61,1) ve ulaşım (%55,6) konularının akıllı şehir konsepti içerisindeki önemini ileri sürmüştür. İspanya’daki katılımcılar, sağlık (%92), ekonomik kalkınma (%72), kamu güvenliği (%60), istihdam (%60) ve katılım/demokrasi (%56) alanlarının önemini vurgulamıştır.

Türkiye’den katılan yetişkin eğitimi uzmanları ise, sağlık (%92), ekonomik kalkınma (%64), kamu güvenliği (%59,8), katılım/demokrasi (%46) ve sosyal hizmetler (%50,6) alanlarının akıllı şehirler için önem arz ettiğini belirtmiştir. Bulgaristan’daki katılımcılar da sağlık (%68,4), ekonomik kalkınma (%92,1), kamu güvenliği (%68,4), geri dönüşüm (%55,3) ve ulaşım (%55,3) alanlarının önemini belirtmiştir. Ülkelerle ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, yetişkin eğitimi uzmanları tarafından sağlık, ekonomik kalkınma ve kamu güvenliği konularının akıllı şehir konsepti içerisinde önemli görüldüğü sonucuna varılabilmektedir.

Tablo 5: Yetişkin eğitimi uzmanları için en önemli unsurlar
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Konular Yüzde (%)
Sağlık 91,7 94,4 92 92 68,4
Ekonomik kalkınma 70,8 72,2 72 64,4 92,1
Kamu güvenliği 58,3 55,6 60 59,8 68,4
İstihdam 58,3 77,8 60 – –
Katılım/Demokrasi 54,2 – 56 46 –
Geri dönüşüm – 61,1 – – 55,3
Ulaşım – 55,6 – – 55,3
Sosyal hizmetler – – – 50,6 –

Yetişkin eğitimi uzmanlarına belediyelerinin iyi çalıştığını düşündükleri en önemli unsurlar sorulmuştur. Katılımcıların en önemli buldukları beş unsur Tablo 6’da listelenmiştir. Sağlık hizmetleri (%58,3), kamu güvenliği (%50), geri dönüşüm (%50), ulaşım (%29,2) ve sosyal hizmetler (%58,3) belediyenin Yunan katılımcılar tarafından öne çıkarılan unsurlar olmuştur.

Sağlık hizmetleri (%33,3), kamu güvenliği (%44,4), katılım/demokrasi (%22,2), geri dönüşüm (%22,2) ve ulaşım (%50) alanları ise Polonya katılımcıları tarafından belediyelerin iyi uygulamaları bulunduğu alanlar olarak belirtilmiştir. Sağlık hizmetleri (%56), kamu güvenliği (%52), geri dönüşüm (%52), ulaşım (%32) ve sosyal hizmetler (%56) alanları da İspanya katılımcıları tarafından belirtilen konular arasındadır.

Türkiye’de ise, eğitim uzmanları, sağlık hizmetleri (%20,7), geri dönüşüm (%52,9), ulaşım (%80,5), sosyal hizmetler (%64,4) ve enerji ve kamu hizmetleri (%24,5) konularının Türk belediyeler tarafından iyi uygulamalara konu olduğunu belirtmiştir. Bulgaristan’da belediyelerin verimli hizmetler ürettiği alanlar, sağlık hizmetleri (%55,8), kamu güvenliği (%63,2), ulaşım (%65,8), sosyal hizmetler (%97,4) ve enerji ve kamu hizmetleri (%60,5) olarak belirtilmiştir.

Genel olarak; ulaşım, sağlık, kamu güvenliği ve sosyal hizmetleri alanlarının yetişkin eğitimi uzmanları tarafından belediye uygulamalarında öne çıkarılan, hizmet üretilen en önemli alanlar olarak görüldüğünü belirtmek mümkündür.

Tablo 6: Belediyenizin hangi alanlarda daha iyi çalıştığını düşünüyorsunuz?
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Konular Yüzde (%)
Sağlık 58,3 – 56 20,7 55,8
Ekonomik kalkınma – 33,3 – – –
Kamu güvenliği 50 44,4 52 – 63,2
Katılım/Demokrasi – 22,2 – – –
Geri dönüşüm 50 22,2 52 52,9 –
Ulaşım 29,2 50 32 80,5 65,8
Sosyal hizmetler 58,3 – 56 64,4 97,4
Enerji ve kamu hizmetleri – – – 24,5 60,5

Yetişkin eğitimi uzmanlarına geliştirilmesi gerektiğini düşündükleri alanlar sorulmuştur. Katılımcıların en önemli buldukları beş unsur Tablo 7’de listelenmiştir. Yunanistan’da, sağlık (%62,5), ekonomik kalkınma (%87,5), istihdam (%75), katılım/demokrasi (%50) ve ulaşım (%66,7) yetişkin eğitimciler tarafından olması gerektiğini düşündükleri en önemli beş unsuru bulunmuştur. Sağlık hizmetleri (%83,3), ekonomik kalkınma (%61,1), istihdam (%72,2), geri dönüşüm (%77,8) ve enerji ve kamu hizmetleri (%61,1) alanları ise Polonya katılımcıları tarafından vurgulanan alanlardır. İspanya’da ise, sağlık hizmetleri (%64), ekonomik kalkınma (%76), istihdam (%76), katılım/demokrasi (%48) ve ulaşım (%64) alanları en önemli olanlar olarak belirtilmiştir.
Sağlık hizmetleri (%64,4), ekonomik kalkınma (%78,2), istihdam (%73,6), geri dönüşüm (%79,8) ve ulaşım (%52,9) alanları ise Türk yetişkin eğitimi uzmanları tarafından Türkiye’de geliştirilmesi gereken alanlar olarak belirtilmiştir. Sağlık (%68,4), ekonomik kalkınma (%71,1), geri dönüşüm (%73,7), ulaşım (%66,7) ve enerji ve kamu hizmetleri (%65,8) alanları da Bulgaristan’da katılımcılar tarafından öncelikli olarak görülen geliştirilmesi gereken alanlardandır.
Genel olarak değerlendirildiğinde, yetişkin eğitimi uzmanları sağlık, ekonomik kalkınma, istihdam ve ulaşım alanlarında öncelikli olarak bir iyileştirme ve geliştirme yapılması gerektiğini belirtmişlerdir.
Tablo 7: Hangi alanların akıllı şehirler kapsamında geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Konular Yüzde (%)
Sağlık 62,5 83,3 64 64,4 68,4
Ekonomik kalkınma 87,5 61,1 76 78,2 71,1
İstihdam 75 72,2 76 73,6 –
Katılım/Demokrasi 50 – 48 – –
Geri dönüşüm – 77,8 – 59,8 73,7
Ulaşım 66,7 – 64 52,9 66,7
Enerji ve kamu hizmetleri – 61,1 – – 65,8

Yetişkin eğitimi uzmanlarına akıllı şehirler konusunda belediye personelinin eğitimi hususunda bir rehber, araç ya da eğitim almak isteyip istemedikleri sorulmuştur (bkz. Tablo 8).

Tablo 8: Akıllı şehirler konusunda belediye personelinin eğitimi hususunda bir rehber, araç veya eğitim almak ister misiniz?
Yunanistan Polonya İspanya Türkiye Bulgaristan
Yüzde (%)
Evet 83,3 83 84 81,8 89,5
Hayır 16,7 17 16 18,2 10,5

Yunan katılımcıların %83,3’ü, Polonya’da katılımcıların %83’ü, İspanya’da katılımcıların %84’ü, Türkiye’de katılımcıların %81,8’i ve Bulgaristan’da katılımcıların %89,5’i böyle bir bilgi, araç veya eğitim almak istediklerini belirtmişlerdir.
Sonuç ve Öneriler

Nüfus artışı, artan şehirleşme oranları ve hızla tükenen kaynaklar karşısında, gelişen teknolojiler yardımıyla kentsel çözümler üretmek ve her ölçekte sürdürülebilir şehirler yaratmak, akıllı yaklaşımlar geliştirmeyi gerekli kılmış ve “şehirleri akıllı hale getirmek” fikrini gündeme getirmiştir. Bu dinamikleri içeren yaklaşım “Akıllı Şehir” olarak adlandırılmaktadır.

Konsept, diğer şehir vizyonları arasında yeni kurulan birçok şehirde kapsayıcılık ve bütünlük iddialarının yanı sıra mevcut kentsel dokuda öngördüğü uygulamalarla öne çıkmaktadır. Akıllı şehirler sınırlı kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmakta, akıllı çözümler üretmek için bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapmakta, yatırımlar sonucunda tasarruf etmekte, böylece sağladıkları hizmet ve yaşam kalitesini doğada kalan bütüncül bir mekânsal planlama süreci ile yeniden yapılandırmaktadır. Tüm bunları yaparken karbon ayak izlerini azaltan,yenilikçiliğe ve sürdürülebilir kalkınmaya yatırım yapan şehirler yaratma yolunda ilerlenmektedir.

Akıllı şehir kavramı, ortaya çıkan yaklaşımların yanı sıra, kent vizyonlarına dayalı birçok ilkeyi benimseyerek, teknolojik gelişmelerin ve yeniliklerin insan ve yaşam ekseninde kente nasıl aktarılabileceği sorunsalı çerçevesinde 1990’larda ortaya çıkmıştır. Temel olarak akıllı altyapıların gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerini en önemli araç olarak benimseyerek akıllı alanlar ve topluluklar oluşturduğu, böylece insan ve doğa için yüksek verim sağladığı fikrini yansıtmaktadır. Bu açıdan akıllı şehir kavramı, 1990 sonrası ortaya çıkan ve tek bir noktaya odaklanan yaklaşımların yanı sıra kapsamlı, katılımcı bir anlayış ile bütüncül ve yoğun yerleşim unsurlarını bir araya getirmektedir.

Geleceğin şehirleri, nüfus artışı, çevre sorunları, kentsel atıkların durumu, kaynakların giderek azalması ve bilgi teknolojilerinin ilerlemesiyle değişen sosyal yapı ile karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, çeşitli araştırmalara akıllı şehirlerin ortaya çıkarılmasına ortam sağlamıştır. Ağırlıklı olarak teknoloji odaklı olarak algılanan bu anlayış doğrultusundaki uygulamalar tamamlayıcı sosyal alanlar ile bütünleştiğinde sürdürülebilir bir akıllı şehir olduğunu söylemek mümkün olacaktır.

Bilgi teknolojilerini geliştirmeye odaklanan akıllı şehirler hem doğal hem de yapılı çevre sorunlarına çözüm üretecek oluşumlar oluşturma fikrini yansıtmaktadır. Bu sorunlar bir dezavantaj gibi görünse de hızla gelişen teknolojilerin kaynağında yaratıcı stratejik çözümler üretmek için bir fırsat olarak da değerlendirilebilmektedir. Öte yandan akıllı şehir kavramı, sadece bilgi ve iletişim teknolojilerinin kentsel mekânda kullanımını değil, aynı zamanda yönetim ve politika konularını ve paydaş çeşitliliği ekseninde kentsel alanlarda karşılıklı iş birliğini de içermesi planlanan sosyal ve politik boyutla ilgilidir. Bu doğrultuda akıllı şehir politikaları oluşturup şekillendiren ve bu bakış açısıyla şehirlerin gelişimine katkı sağlayan birçok uluslararası kuruluş, düşünce kuruluşu ve girişim bulunmakta ve sayıları her geçen gün artmaktadır.

Bu çalışmanın bulgularına göre eğitim uzmanları tarafından akıllı şehir konsepti içerisinde sağlık, ulaşım, istihdam, ekonomik kalkınma, geri dönüşüm, sosyal hizmetler gibi bazı unsurlara diğerlerinden çok daha fazla önem verilmiştir. Buna rağmen, yetişkin eğitimi uzmanlarının akıllı şehir kavramına aşina olmadığı düşünülebilir. Yine de neredeyse tüm katılımcılar bu konsept üzerine bir eğitim almak istediklerini belirtmişlerdir.

Kaynakça

Abella, A., Criado, M. O. U., & Heredero, C. D. P. (2015). Information Resue In Smart Cities’ Ecosytem. Accessed from: https://www.researchgate.net/profile/ Alberto_ Abella /publication/285549882_Information_reuse_in_smart_cities’ecosystems/links/580a8eb608aecba934f96760.pdf. Brunn, D., S., Ghose, R., & Graham, M. (2012). Cities Of The Future, Digital Technology And The City. Brunn, D., S., Mitchell, H., M., Ziegler, D., J. (Editors). Cities Of The World: World Regional Urban Development, Plymouth: Rowman & Littlefield Publishers, s. 577-590. Bowden, R. (2004). Sustainable World Cities, Farmington Hills: KidHaven Press. Castells, M., Fernandez, M., Qui., & Sey, A. (2007). Mobile Communication and Society: A Global Perpective, London: The Mit Press. Castells, M. (2013). İsyan ve Umut Ağları İnternet Çağında Toplumsal Hareketler, (çev. E, Kılıç). İstanbul: Koç University Publishing 36. Gensollen, M. (2007). Information Goods And Online Communities. Brousseau, E., Curien, N. (Editors). Internet And Digital Economics Principles, Methods And Applications, London: Cambridge University Press. s. 173-200. Hall, R., E. (2000). The Vision Of A Smart City. In: Procs of the 2nd Intl life extension technology workshop. Accessed from: https://www.osti.gov/ scitech/servlets/purl/773961. Madakam, S., & Ramasmawy, R. (2014). Smart Cities – Six Dimensions. Accessed from: https://www.researchgate.net/profile/Somayya_Madakam3/publication/289868190_Smart_Cities__Six_Dimensions_A_Scholarstical_Articles_Review/links/569338ba08ae0f920dcda85d/Smart-Cities-Six-Dimensions-AScholarstical-Articles-Review.pdf. Mauricio, B., Marcia, C., Silvia, B., Cristina, D. L., & Marcelo, F. (2016). The Road Toward Smart Cities: Migrating From Traditional City Management To The Smart City. Inter-American Development Bank. Accessed from: https://publications.iadb.org/bitstream/ handle/11319/7743/The-Road-towards-SmartCities-Migrating-from-%20TraditionalCity-Managment-totheSmartCity.pdf?sequence=11&isAllowed=y. Neuman, W. L. (2013). Toplumsal araştırma yöntemleri: Nitel ve nicel yaklaşımlar I. (6. bs.). S. Özge (Çev.). Ankara: Yayınodası. OECD. (2016). Green Growth IN Bandung, Indonesia. OECD Green Growth Studies. Paris: OECD Publishing. Popescul, D. & Radu, D. L. (2016). Data Security In Smart Cities: Challenges And Solutions. Accessed from: https://www.academia.edu/ 26032569/ Data_Security in_ Smart _ Cities_Challenges_and_Solutions.
Washburn, D., Sindhu, U., Balaouras, S., Dines, R., Hayes, N.,M., Nelson, L., E. (2010). Helping CIOs Undurstand “Smart City” Initiatives: Defining The smart City, Its Drivers, And The Role Of The CIO. Cambiridge, MA: Forrester resarch, Inc. Accessed from: http:// public.dhe.ibm.com/partnerworld/pub/smb/smarterplanet/forr_help_cios_und_smart_ city_initiatives.pdf.

    Belirli Gün ve Haftalar

  • Bu hafta Camiiler Haftası
  • Bu gün Hayvanları Koruma Günü
  • Bu gün Dünya Mimarlık Günü
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.