yükseköğretimuluslararasılaşmaüniversiteYÖKuluslararası öğrenciyabancı öğrenciyugevdarulfunun
DOLAR
18,5872
EURO
18,5488
ALTIN
1.030,55
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
19°C
Ankara
19°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

YUGEV

YUGEV- Yükseköğretimde Uluslararasılaşma ve Geliştirme Vakfı Değerlendirme Kurulu

Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi

  1. GİRİŞ

Ülkemizin içinde bulunduğu son zamanlarda yükseköğretim alanında almış olduğu nihai kararlar neticesinde bireylerin yükseköğretime yönelik erişim olanakları katlanarak artmış ve bu artış beraberinde ise pek çok kolaylıklar getirmiştir. 209 üniversite içerisinde toplamda 8 milyona yakın öğrenciye yükseköğretim hizmeti sunan ülkemiz, Avrupa içerisinde Rusya’dan sonra en fazla öğrenci kapasitesine haiz ülke konumuna yükselmiş, nicelik bazlı bu büyümesinin yanı sıra eğitim ve öğretim alanında gerçekleştirmiş olduğu reformlar ile de gerek ülkemiz içindeki vatandaşlarımıza; gerekse de dünyanın dört bir yanından gelen kişilere nitelikli eğitim verebilmeyi kendine görev bilmiştir.
Dünya üzerinde birçok kurum ve kuruluşun bilgi edinim ve edinim sonrası kazanımları paylaşmak açısından kullandığı bir yöntem olan yükseköğretimi ulusallaştırma, kültürel etkileşim ve paylaşım bağlamları dâhilinde ülkemiz içinde yegâne bir yükseköğretim politikası haline gelmiştir. Yükseköğretim plan ve projeleri kapsamında “Erişim, Kalite ve Kurumsal Kapasite” başlıkları bu plan ve projelerin mihenk taşı olarak kabul edilmiş, ‘Erişim’ başlığı dahilinde uluslararası standartta öğrenci, eğitmen ve akademisyenlerin ülkemize gelebilmelerinin önünü açmakta ve her şeyden önce uluslararası standartlara yönelik yapılan öğretimdeki iyileştirmelerin neticesinde 2000- 2001 senelerinde ülkemiz üniversitelerinde yer alan yabancı uyruklu öğrenci sayısı 16 bin 656 iken bu sayı her geçen sene yükseköğretim hususunda uluslararasılaştırma temelli atılan adımlar sayesinde katlanarak artmış 2013 – 2014 senesinde 48 bin 183’e, 2016 – 2017 seneleri arasındaki zaman diliminde 108 bin 76’ya; ve günümüz (2020 – 2021) seneleri içerisinde ise 200 binli rakamlara ulaşarak büyük bir ivme kazanmıştır.
Ülkemizin yükseköğretim de uluslararası temelli gerçekleştirmiş olduğu politika ve stratejiler dahilinde dünyadaki öğrenci değişiminden aldığı pay önceleri yüzdelik bazda 0.7 iken günümüzde bu oran yüzdelik bazda bir oranına ulaşmış ve artan; uluslararası standartlara uygun hale getirilmeye çalışılan yüksek öğretim politikaları dahilinde artmaya devam etmektedir. Görünen o ki performans ve liyakat odaklı, ihtisaslaşmanın baz alınarak gerçekleştirilen politikalar belirli müddet sonrasında bahse tabi tuttuğumuz bu oranların zamanla daha da artacağını göstermektedir.

  1. Yükseköğretimde Uluslararasılaşma

Ülkemiz bugün itibari ile 8 milyonu aşkın yükseköğretim öğrenci kapasitesi ve beraberinde 160 bini aşkın öğretim elemanını içinde barındırdığı 200’den fazla üniversitesiyle yükseköğretim uluslarasılaşma hususunda çeşitli milletten öğrencilere hizmet verdiği gibi kendi öğrencilerimizin de yükseköğretim alanında hizmet vermektedir. Bahse tabi tutmakta olduğumuz bu uluslarasılaşma durumu temelinde gelişimlerine devam eden yahut gelişmemiş ülkelerin insanlarının uluslararası öğretimden faydalanabilmelerini sağlayabilmek, bilgi teknolojileri ile entegre bir hale ulaşmalarının önündeki engellerin bir nebze olsun kaldırılabilmesini sağlayabilmek, teknoloji ve bilgi enformasyon süreçlerinin bu toplumlara da ulaşabilmesi sağlamak açısından oldukça ehemmiyet arz etmektedir.
Ülkemizde yükseköğretim alanındaki uluslararasılaşma politikalarının beraberinde eğitim gören birçok yabancı öğrenci, geriye ülkelerine döndüklerinde edinmiş olduğu bilgi ve teknolojik ilerlemelerin bilincinde kendi ülkelerine hizmet vermekte, ülkelerinin siyasi ve iktisadi alanlar başta olmak üzere pek çok alanda önemli pozisyonlarda görevler üstlenmekte ve kendi ülkelerine hizmet vermektedirler.
Tüm bunların akabininde yükseköğretimde uluslararasılaşmanın başta ülkeler arası ve devamında ise dünya barışının sağlanması açısından önem arz ettiği çeşitli güruhlarca da defa at ile dile getirilmektedir. İçerisinde yükseköğretim gören kişilerin, eğitim gördüğü ülkenin kanun ve mevzuatlarına hâkim olması, bu kanun ve mevzuatların işleyiş yapıların az çok bilinmesi gibi sebeplerden ötürü eğitim gördükleri ülkeler ile bağlarını devam ettirmeleri dünya barışına da ufak da olsa bir katkı sağlamaktadır.
Dünya genelinde yükseköğretimde uluslarasılaşma bağlamında ülkeler arasındaki öğrenci etkileşimleri her geçen gün artmaktadır. OECD verilerine göre, dünyadaki toplam uluslararası öğrenci sayısı toplamda 5.6 milyon iken, OECD’ye dâhil olan ülkeler genelindeki uluslararası öğrenci sayısı ise günümüz içerisinde toplamda 3.9 Milyon olmakla beraber; OECD haricindeki ülkeler kapsamında bu rakam 1.7 Milyona ulaşmaktadır.
Dünya genelinde her geçen gün büyük bir ivmeyle devam eden yükseköğretimde uluslararasılaşma dünya ülkelerinin bu alanda yoğunlaşmasını sağlayacak mühim hususları gerek politika gerekse maddi düzlemde hayata geçirmelerini sağlamakta, yükseköğretimde uluslarasılaşmayı teşvik edecek atılımları hayata geçirmelerini sağlamaktadır.
Dünya genelinde Kuzey Amerika ve Avrupa ülkeleri toplam öğrenci akımının takribi %65’ini elinde tutmakla birlikte 2021 senesi içerisinde dünyanın çeşitli bölgelerine en çok öğrenci gönderen ülke Çin olmuş ve beraberinde Çin’i -sahip olduğu nüfusun da etkisinin bulunması hasebiyle- Hindistan takip etmektedir. Uluslararası öğrenci faaliyetlerinin gerçekleştirildiği ülkelerde öncelikli olarak tercih edilen ilk üç sıralamadaki ülkede İngilizce konuşulmakla birlikte bu ülkeler, ABD, Büyük Britanya Krallığı ve Avustralya’dır. Dil etkileşimi ve kültürel ilişkiler açısından da önemli bir yere sahip olan yükseköğretimin uluslarasılaşma, beraberinde teknolojik enformasyonu ve kültürel barışın tahsisi, beyin göçlerinin gerçekleşmesi için uygun ortamları vuku bulması gibi birçok sebepten kaynaklı olmak üzere gerek OECD’ye dâhil olan gerekse bu oluşum haricinde kalan ülkelerin gündemlerinde yer almakta, bu alana yönelik faaliyetlerinin üzerine düşmelerini sağlamaktadır.
ABD’de 60’lı yıllarda 100 bin civarında olan uluslararası öğrenci sayısı günümüz şartlarında 1 milyon gibi oldukça yüksek bir sayıya ulaşmıştır. Ve bu sayı sürekli her geçen gün daha çok katlanarak artmaya devam etmektedir. Dünyanın çeşitli ülkelerine mensup öğrencilerin yükseköğretim ve ihtisaslaşma açısından tercih ettikleri ilk ülke olan ABD, gerek iktisadi anlamdaki pozitif ahvalin devam ettirilebilir bir seyir göstermesi; gerekse de ülkedeki mevcut yaşam standartlarının muadili olmaya yakın birçok ülkenin üstünde olmasıyla yükseköğretimde uluslararası öğrencilerin ilk tercih ettikleri ülke olma konumunu uzun yıllar koruyacağını söylemek pek de yanlış olmasa gerek.
Uluslararası öğrenci hareketliliğinde lisans düzeyinde görülen artışlar olduğu kadarıyla yüksek lisans ve doktora eğitimleri içinde dünya genelinde büyük artışın olduğu gözle görülmektedir. 2020 senesi itibariyle doktora maksatlı uluslararası öğrenci hareketliliğinin bütün uluslararası öğrenci hareketliliğine oranı olan %54,5 ile İsviçre en başta yer almakta ve İsviçre’ye takriben %41’lık bir oran dâhilinde Yeni Zelanda gelmektedir.
Yükseköğretimde uluslararasılaşmanın beraberinde yalnızca eğitim görme maksadıyla hareket edenleri değil; eğitim verme maksadıyla bu hareketliliğe dâhil olan bireyleri de bünyesinde barındırmaktadır. Çeşitli ülkelerde gerek Avrupa Birliği’nin yayımladığı raporların neticesinde gerekse de yerel ve ülkesel bazda yapılan araştırmalar dâhilinde 2000’li senelerden günümüze değin pek çok ülkede faaliyet gösteren öğretim elemanlarının uluslararası hareketlerin sonucunda geldiği gözlemlenmiştir. Ülkemizde YÖK’ün yayımlamış olduğu raporda 6 bin uluslararası öğrenci ile en fazla yabancı öğrenciye ev sahipliği yapan Eskişehir Anadolu Üniversitesi olurken; Yabancı uyruklu doktoralı öğretim elemanının en fazla olduğu üniversite 137 öğretim elemanı ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi olmuştur. 2020 senesi itibari ile ülkemizde faaliyet gösteren 170 yükseköğretim kurumunda 2 bin 85 yabancı uyruklu öğretim görevlisi bulunmakla birlikte yükseköğretimde uluslarasılaşma kapsamında bu sayı ihtiyaçlar dâhilinde her geçen gün daha fazla artmaktadır. Yabancı öğretim görevlisi sıralamasında ülkemizde ODTÜ’den sonra 90 kişilik yabancı öğretim görevlisi kadrosuyla İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi gelmektedir. Her geçen zaman katlanarak artmaya devam eden yabancı öğrenci ve öğretmenler dâhilinde ülkeler senelik olarak üniversitelerinin belirlemiş olduğu kontenjanlar dâhilinde yükseköğretime öğrenci ve öğretmen almakta, böylelikle yükseköğretimde uluslararasılaşma hususunda daha da ileri bir vaziyete kendilerini taşımaktadırlar.
Ülkelerin siyasetlerine, politika ve kanunlarına varıncaya değin birçok alanda küresel entegrasyonun bir parçası olmak, kültürlerarası etkileşimin turizm vb yerine muadillerinin bulunması sağlamak, başta bölgesel barış ve sonrasında dünya barışının tahsis edilebilmesi için gerekli gördükleri uluslararasılaşma kavramına yönelik yenilikler yapması, gündemlerine alması, sektörel bazda yükseköğretim alanında gerçekleşen yenilikleri takip etmelerini mecburi kılmıştır.
Küresel entegrasyonun, teknolojik ilerlemelerin ve bölgesel barışın sağlanabilmesi; kısmen de olsa uluslararasılaşma neticesinde elde edilecek olan saygınlığın pozitif yansımalarına gereksinim duyulması ve bilumum eğitim alanında da global düzendeki yerini almak isteyen ülkeler, öğrenci değişim programlarından; yabancı öğrenci ve öğretim elemanlarına yönelik açmış oldukları senelik kontenjanlara kadar birçok plan ve programı literatürlerine dahil etmekte, her sene yeni kararlar neticesinde bu çizgi üzerinde hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadırlar. Uluslararası alanda geçerli bir eğitim öğretim programı tasarlamaya çalışarak, küresel camiadaki yer edinmeyi planlayan ve edinecekleri mevkiinin önemini, ülkelerine kısa ve uzun vadedeki geri dönüşlerin mahiyetini bilen ülkeler, kendi iç dinamiklerini bahse tabi tutmakta olduğumuz bu husus üzerine inşa etmeye gayret göstermektedirler.
Bilgi ve Teknolojinin bu denli entegrasyona açık olduğu çağımızda, yükseköğretimde uluslararasılaşmaya gerek ülkemizde öğrenciliklerine devam edecek kişilerin ülkelerine döndüklerine ülkemize olan aşinalıklarının devam etmesi; gerekse de kendi öğrencilerimizin eğitim ve öğretimlerini bu uluslarasılaşma kapsamında farklı ülkelerde gerçekleşmesiyle oradan edinecekleri bilgileri, teknolojiye yönelik atılımları ve kazanımlarını ülkemizde değerlendirmeleri çift yönlü bir kazancın temsil etmektedir. Tüm bunların hasebiyle ülkemizde diğer ülkeler gibi yükseköğretimde uluslararasılaşma kavramının mahiyetine önem vermekte, bu yönde çeşitli atılımlar gerçekleştirmektedir.

2.1. Ülkemizde Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Faaliyetleri

Uluslararası camiada başlayan ver geçen gün süratle ilerlemeye devam eden yükseköğretimde uluslarasılaşma olgusu dâhilinde ülkemizde bu kervanda yer alabilmek anlamında geçmişte birçok adım atmış ve bu atmış olmakla birlikte bu atmış oldukları adımlara devam etmeyi sürdürmektedir. Ülkemiz yükseköğretim kurum ve kuruluşları, oluşturmuş oldukları sistem dâhilinde tedavüle soktuğu yenilikler kapsamında daha fazla uluslararası öğrenci kazanabilme gayretindedir. Farklı ülkelerden daha çok uluslararası öğrenci ve öğretim görevlisini mevcudiyetine katmak isteyen ülkemiz bu amaç etrafınca çeşitli stratejiler, plan ve programlar izlemekte; bu plan ve programları günümüz şartlarınca revize etmektedir.
Bologna süreci, Erasmu ve Erasmus+ projeleri, Mevlana Projesi, Ortak Diploma Programları, TURQUAS Projesi, YABSİS Projesi gibi çeşitli birçok proje ile birlikte yükseköğretim dâhilindeki yabancı öğrencilere çeşitli şartlar kapsamında sunmuş oldukları burslar ile yükseköğretim mecrasına daha çok ve farklı ülkelerden öğrenci/öğretim görevlisi kazanmaya amaçlamaktadır.
Ülkemizde yükseköğretimde uluslararasılaşma atılımları kapsamında gerçekleştirilen anlaşmaların kapsamlarına kısaca göz atmak gerekirse eğer;
BOLOGNA SÜRECİ:
Avrupa’da yükseköğretimin yapısal silsilesinin tekrardan dizayn edilmesi amacıyla 91 senesinde İtalya’nın Bologna şehrinde toplanan ve 29 ülkenin yükseköğretimden sorumlu bakanları tarafınca gerçekleştirilen toplantının nihayetinde imzalanan kararlar bütününe verilen isimdir. Avrupa ülkeleri arasındaki öğrenci hareketliliğinin kısıtlamalara takılmadan, daha ivedi bir ahval içerisinde gerçekleşmesine yönelik atılan bu adımlara ülkemiz 2001 senesinde dâhil olmuş ve Bologna Bildirisi’ni imzalaması ile birlikte yükseköğretim yapısını bu süreç dahilinde revize etmesi gerekmiş, böylelikle uluslararası öğrenci değişimlerinin önündeki engellerden bir nebze olsun sıyrılıp, bu alanda kazanım elde etmeye başlamıştır.
Bologna Süreci’nin temel hedefleri 99’da imzalanan bildirgeye nazaran mutabık olunan kararlar başlıca şöyledir:
-Kolay ve anlaşılmaya müsait, kıyaslanabilirliği mevcut yükseköğretim not sistemine geçilmesi, ders kredilerinin oluşturulması ve diploma puanlarının anlaşılabilirlik ve birbirine çevrilebilme hususları göz önüne alınarak yeniden dizayn edilmesinin gerekliliği.
-Lisan ve Yüksek Lisans şeklinde iki aşamadan oluşan bir yükseköğretim sistemine olan geçişlerin gerçekleştirilmesi.
-AKTS (Avrupa Kredi Transfer Sistemi) uygulamasına geçilmesi.
-Uluslararası öğrenci hareketliliğinin tahsis edilmesi ve önündeki engellerin kaldırılması.
-Yükseköğretimde kalite temelli güvence ağlarının mevcudiyetinin oluşturulup, yaygın bir hale getirilmesi. Avrupa boyutunda yükseköğretim durumuna geçilmesi.
Tüm bunların ekseriyetinde kararların alınmış olduğu tarih olan 99 senesinin üzerinden geçen iki sene sonrasında bu sefer 32 ülkenin yükseköğretimden sorumlu bakanlarının katılımlarıyla gerçekleşen bir diğer toplantı da yukarıda bahsetmiş olduğumuz kararlara yenileri eklenmiş ve ülkemiz de bu toplantıda bahse tabi tutmakta olduğumuz sürece dâhil olmuştur. Eklenen yeni kararlar özet itibari ile şu şekildedir:
-Öğrenimin yaşam boyu teşvik edici bir ahvale büründürülmesi.
-Öğrenci ve yükseköğrenim tahsis edilen kurum/kuruluşların Bologna Sürecine katılımlarının gerçekleştirilmesi.
-Avrupa Yükseköğretim alanlarının yaygınlaştırılması maksadıyla çalışmaların gerçekleşmesi.
Bu süreçlerin devamında geçen yıllar dâhilinde yapılan toplantılarda bu kararlara yenileri eklenmekle birlikte gerekli revizeler yapılmıştır.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

TURQUAS Projesi:
Avrupa Yükseköğretim Alanı (AYA)’nın reform ve yapısal değişikliklerini güçlendirmek, bunların ilerlemesi sağlamak ve beraberinde Erasmus+ süreci dâhilinde 2016 senesinde Üye ülkelerin beraberinde ve Aday Ülkelere Yönelik EACEA/2016 kodlu, bir proje çağrısı istinaden YÖK tarafından gerçekleştirilen başvuru oldukça yüksek bir puan toplayarak, öne sürülen proje kabul görmüştür. Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliği ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesininin Uygulanmasına yönelik Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nin gereklerinin yerinde uygulanabilmesi babında sürdürülebilirlik başlığı altında ismi TURQUAS olan projenin kapsamını ve içermiş olduklarından kısaca bahsedecek olursak;
-Kalite güvencesi kavramının yükseköğretim kurumları dâhilinde öneminin arttırılması, kalitenin bir kültür haline getirilmesi ve beraberinde bunun yükseköğretim kurumları etrafınca yaygınlaştırılması,
-Kurumsal dış değerlendirme süreçlerinin gerçekleştirilmesi,
-Programa yönelik rehabilite süreçlerinin tüm yükseköğretim kurumları tarafından gerçekleştirilip, akreditasyonun tahsis edilmesi
-Yükseköğretim mezunlarının iş imkânlarına erişebilirliğinin arttırılmasına yönelik faaliyetlere önem verilmesi.
ERASMUS+
Tüm bunların yanı sıra değişim programları dâhilinde olan Erasmus+ programı, öğrencilerin farklı ülkelerdeki üniversitelerde öğrenim görmelerini sağlamakta, kültürlerarası etkileşimin gerçekleşip; bireylerin küresel anlamda bilgiye ulaşmalarını sağlamaktadır. 87 senesi itibari ile hayata geçirilmiş olunan bu öğrenci değişim programı ismini Hollandalı Filozof Erasmus’tan almıştır. 87 tarihinde AB programı olaraktan 11 ülkenin katılımıyla üzerinde mutabık olunan bu programla, programın ilk senelerinde 3.244 öğrenci yurtdışında farklı üniversitelerde yükseköğretimlerine devam etmişlerdir. Ülkemiz, 99’da Helsinki sınırları içerisinde gerçekleşen Avrupa Birliği zirvesinde, AB’ye adaylık sürecinin başlamasıyla bu öğrenci değişim programından yararlanmaya hak kazanmıştır. 1 Eylül 2002 tarihi ile resmi gazetede yayımlanan karar ile bu program kanunen de ülkemizde yürürlüğe girmiştir. 2015 de ülkemizde sınırlı üniversitenin katılımıyla pilot uygulamalar başlamış olmakla birlikte her geçen zaman bu öğrenci değişim programına iştirak eden öğrenci sayısı katlanarak artmıştır.
Ülkemizde 2004 senesinde üniversitelerimizden bu program dâhilinde yararlanan öğrenci sayısı 1.441 iken bu sayı 2015 senesi içerisinde gerçekleşen çağrı programlarıyla birlikte yaklaşık 23.016 gibi yüksek bir rakama ulaşmış ve bu seneyi takip eden seneler dâhilinde büyük bir ivmeyle artmaya devam etmiş ve 2020-2021 seneleri içerisinde ülkemizden giden öğrenci sayısı kadın ve erkek öğrencilerin toplamı olarak 4.210 gibi yüksek bir sayıya ulaşmıştır. Kaldı ki bu durumda şu an yaşamakta olduğumuz pandemi şartları da göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması bizi doğru sonuçlara götürecektir.

MEVLANA Programı

Bir diğer yükseköğretimde uluslarasılaşma kavramına yönelik olarak atılmış olan adımlardan biri olan program Mevlana Programı’dır.  23 Ağustos 2011 tarihli 28034 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanmış olan yönetmelik ile birlikte YÖK’ün kontrolünde yükseköğretimde uluslararasılaşmanın önü hem öğrenciler hem de öğretim görevlileri tarafından açılmıştır. Mevlana programı kapsamında yurtiçinde eğitim veren akademik kuruluşlar ile bunların muadili olan yurtdışındaki akademik kuruluşlar çerçevesinde öğrenci ve öğretim elemanlarının değişimine olanak tanınmıştır. 
Programın kapsam ve amacı ise özü itibariyle şu şekildedir:
-Ülkemizin yükseköğretim alanında uluslararasılaşmasına katkıda bulunmak.
-Türkiye’yi yükseköğretim açısından cazip bir konuma eriştirmek.
-Ülkemizdeki yükseköğretim kuruluşlarının akademik olarak değişimi tahsis edip, uluslararası niteliklere ulaşmasını sağlamak.
-Kültürlerarası etkileşimi arttırmak. Bu konuda ülkemizin mevcut konumunu yükseltmek. 

Mevlana değişim programı, ülke temelli ve proje temelli olarak sınıflandırıldığı gibi alan odaklı olarak da sınıflandırılmaya tabii tutulmaktadır. Ülke temelli değişim programları yükseköğretim kurumumuz ile bir protokol çerçevesinde yahut mutabakat zaptı imzalamış ülkeler arasında gerçekleşen eğitim ve öğretimi konusunda uluslararasılaşma kavramlarına hizmet veren bir olgudur. Alan odaklı programda ülkemizce, uluslararası öneme sahip olduğu düşünülen ülkeler arasında yükseköğretimin uluslararasılaşmasına yönelik atılımlarını içerdiği, belirli alanda iş birliklerinin gerçekleştirilmesi açısından ehemmiyet taşıyan bir program türüdür. Proje temelli değişim programında ise ülkemiz ve beraberindeki ülkelerde yer alan yükseköğretim kurumlarında yahut proje merkezlerinde önemli konularda ortak çalışmanın sağlanması, işbirliklerinin yürütülmesi esasına dayan, işbirliği ve kültürel etkileşimi temel alan programlardandır.
YABSİS Portalı
Yabsis ise, ilk zamanlarda ülkelerindeki iç karışıklık ve kötü muameleden kaçmak ülkemize göç etmiş yahut sığınmış olan akademisyen ve araştırmacı kitlelerinin sürekli güncellenen bir veri tabanı dâhilinde ülkemiz yükseköğretim kurumlarında yahut kuruluşlarında çalışmalarını, araştırmalarına devam etmelerini sağlayabilmek maksadıyla geliştirilen web temelli bir uygulamadır. Bahse tabi tutmuş olduğumuz bu portal her ne kadar ilk zamanlarda ülkelerin kendi iç dinamiklerini terk etmek, savaşlardan kaçmak için göç etme zorunda kalmış olan araştırmacılar ve akademisyenler için kurulmuş olsa da günümüzde ülkemizde çalışmak isteyecek her akademisyen ve araştırmacı için erişime açık bir konumda bulunmaktadır.
3.Dünden Bugüne Ülkemiz Yükseköğretiminde Uluslararasılaşma
Ülkemiz yükseköğretimde uluslararasılaşma kavramının önemine vardığı andan bu zamana değin bu hususta birçok adım atmış, çeşitli anlaşmalara dâhil olarak uluslararası öğrenci hareketliliklerinden payını almaya ve bu almış olduğu payı arttırmaya çalışmıştır. Yükseköğretimde uluslararasılaşma neticesinde, kültürel etkileşimin artacağını, dünya barışına kısmen de olsa bir katkı sağlanacağını, ülkemizde eğitim ve öğretim gören bireylerin kendi ülkelerine geri döndüklerinde çalışma hayatlarında ülkemize yönelik sempati duyacaklarını bilen ülkemiz tüm bu belirttiğimiz hususlar ve beraberindekilerle YÖK kontrolünde yükseköğretimde uluslararasılaşma alanında atılımlarına devam etmekte, bunları bir politika ve strateji kapsamına almaktadır.

Tablo 1: Ülkemiz Uluslararası Öğrenci Programlarında Güncel Durum
PROGRAM TÜRÜ GELEN ÖĞRENCİ GİDEN ÖĞRENCİ TOPLAM
FARABİ 810 49 859
MEVLANA 167 0 167
ERASMUS 2001 3467 5468
(Kaynak: https://istatistik.yok.gov.tr/)

Yüksek Öğretim Kurumu’nun sitesinden alınan güncel veriler kapsamında 2020 ve içinde bulunmakta olduğumuz 2021 seneleri kapsamındaki uluslararası programlardan yararlanan öğrenci sayıları pek tabii ki 2019 – 2020 seneleri içerisindeki sayılara nazaran düşüş göstermiştir. Şüphesiz ki bu düşüşte dünyayı bir buçuk seneden beri etkisi altına alan Covid-19 Pandemi sürecinin etkisi oldukça büyüktür.
Ancak pandemiye nazaran Erasmus programı ile ülkemize gelen kişilerin toplam sayısı hiç de azımsanmayacak sayıda olup, muadili olan değişim programlarından Farabi ve Mevlana programlarından yararlanan öğrenci sayısının toplamından daha yüksek bir sayıda öğrenci hareketliliği gerçekleşmiştir. Farabi her ne kadar ülkemiz sınırları içerisinde olan bir değişim programı olsa da bölgelerarası kültürel çeşitliliği sağlamak açısından ehemmiyet arz eden bir program olmakla birlikte, öğrencilerin yükseköğretim kariyerlerini kendi okulları haricinde farklı okullarda eğitim öğretim görmelerini sağlayan bir programdır. Bölgesel barış ve kültürel faaliyetler kapsamında önemli bir yer edinen bu programa yer vermiş olmamızın nedeni yükseköğretimde uluslarasılaşma adımlarından bahsederken ülke içindeki yükseköğretimde küreselleşme adımlarının bel kemiğini oluşturmasıdır.

Tablo 2: Yıllara Göre Öğrenci Değişim Programlarının GELEN/GİDEN Öğrenci Sayıları
PROGRAM TÜRÜ ÖĞRETİM YILI GELEN ÖĞRENCİ GİDEN ÖĞRENCİ TOPLAM
FARABİ 2019 – 2020 3276 1748 5024
MEVLANA 2019 – 2020 382 76 458
ERASMUS 2019 – 2020 3443 4210 7653
FARABİ 2018 – 2019 3179 2036 5215
MEVLANA 2018 – 2019 358 110 468
ERASMUS 2018 – 2019 3055 5714 8769
FARABİ 2017 -2018 2596 2596 5192
MEVLANA 2017 -2018 343 51 394
ERASMUS 2017 -2018 2436 4339 6775
FARABİ 2016 – 2017 2626 2626 5252
MEVLANA 2016 – 2017 286 57 343
ERASMUS 2016 – 2017 3324 3694 7018
(Kaynak: https://istatistik.yok.gov.tr/)

YÖK’ten aldığımız 2016 – 2020 seneleri arasındaki süreçleri kapsayan verilere baktığımızda, yükseköğretimdeki uluslararasılaşma hareketlerinin temelini oluşturan programlardan yararlanan öğrenci sayılarının zaman içerisinde arttığını ve yükseköğretimde uluslarasılaşmaya yönelik atılan adımların ve izlenen politikaların meyvesini verdiğini görmekteyiz. Ülkemizden yurtdışına yükseköğretimlerine devam etmek maksadıyla gönderilen öğrenci sayısında süregelen yıllar kapsamındaki artışların yanı sıra ülkemize yükseköğretimlerinin devam ettirebilmek amacıyla gelen öğrenci sayılarında da artış gözlemlenmektedir. Şöyle ki, 2016 senesinde Mevlana değişim programı ile gelen öğrenci sayısı 286 iken bu sayı 2017 senesinde 343, onu takip eden sene içerisinde ise 358 e ulaşmış ve 2020 senesi içerisinde ise 382 gibi bir sayıya ulaşmıştır. Tüm bunların yanı sıra YÖK’ten edinmiş olduğumuz veriler ile içerisinde bulunduğumuz sene dâhilinde bu sayının 810’a ulaşarak rekor kırdığını söyleyebiliriz. 

Keza Erasmus sürecinde de gelen öğrenci sayısı seneler itibariyle yükselen bir ivme göstermiştir. 2016 senesinde 3324 olan gelen öğrenci sayısı 2019 – 2020 seneleri itibari ile 3443’e ulaşmıştır. Ülkemizden giden öğrenci sayısı da muadili olan yıllara nazaran 2018 – 2019 eğitim öğretim senesi içerisinde 5714 gibi oldukça yüksek bir rakama ulaşarak ülkemizin yükseköğretimde uluslarasılaşma kavramına yönelik gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlerin meyvelerini toplamaya başladığının somut göstergesi olmuştur.

Şekil 1. Öğretim Yıllarına Göre Toplam Giden Öğrenci sayısı
(Kaynak: https://istatistik.yok.gov.tr/)

Yükseköğretimde uluslarasılaşma faaliyetleri kapsamında gerek ülke içerisinde faaliyet gösteren değişim programları gerekse de ülkelerarası öğrenci değişimlerini kapsayan programların 2016 senesinden 2020 senesine değin ne yönde bir değişime uğradığını yukarıdaki şekilden öğrenebiliriz. Şöyle ki 2016 senesinden 2020 senesine değin yurtiçi ve yurtdışı değişim programlarına katılan (ülkemizden giden) öğrenci sayıları bir artış içerisindedir. 2016 senesinde Farabi programı dâhil olmak üzere yurtiçi ve yurtdışı kapsamlı yükseköğrenim programlarından yararlanan kişilerin toplam sayısı 6377 iken ilerleyen zamanlarda bu sayı 6986 ya çıkmış ve günümüz itibari ile güncel veriler kapsamında 3516 ya kadar düşmüştür. Pek tabi meydana gelen bu düşüşte 2020 senesi itibari ile tüm dünyayı etkisi altına almış olan küresel salgının etkisi mevcuttur. 2020 senesinde 2018 - 2019 eğitim – öğretim yılına nazaran daha düşük bir giden öğrenci potansiyeline sahip ülkemiz, yükseköğretimde uluslararasılaşma alanında almış olduğu kararlar ve dâhil oldukları uygulamaların ilk günlerinden bu zamana değin mevcut programlara büyük bir ilgi gösterilmiş, bu hususta tedavülde olan politika ve uygulamalar nispeten istenilen başarıya ulaşmıştır. Görünen o ki salgının etkilerinin tamamen kalkmasına müteakiben kültürlerarası etkileşim; küresel diyalog ve barış; yükseköğretimde uluslarasılaşma kavramları yükseköğretim alanındaki öğrenci değişim programları ve politikalarıyla desteklenmeye devam edecek, öğrenci ve öğretim görevlisi alanında uluslararası kasamdaki artış eskiye nazaran daha hızlı bir ahval içerisinde gerçekleşecektir. 

Şekil 2. Yurtiçi ve Yurtdışı Değişim Programlarıyla Toplam Gelen/Giden öğrenci Sayısı

(Kaynak: https://istatistik.yok.gov.tr/)

Yukarıdaki şekilde de görüldüğü üzere Yükseköğretimde uluslararasılaşma politikaları çerçevesinde üyesi olduğumuz Erasmus+ Programı ile 2016 bu programa dâhil olup, eğitimlerini yurtdışındaki üniversitelerde devam ettiren öğrenci sayısı 2019 – 2020 eğitim öğretim senesine değin devam etmiş; 2016 senesi içerisinde 3694 olan giden öğrenci sayısı, 2017 – 2018 eğitim – öğretim senesi itibariyle 4339’a yükselmiş ve takip eden eğitim – öğretim senesinde ise bu sayı 5714 gibi yüksek bir noktaya ulaşmıştır. Küreselleşen dünyada öğrencilerin bu değişim programlarına olan ilgilerinin artması, globalleşme kapsamında mevcut eğitimlerinin bir bölümünü farklı kültür ve mekânlarda tahsis etmeyen isteyen öğrencilerin fazlalaşması; yükseköğretimde uluslarasılaşma kavramına yönelik gerçekleştirilen politika ve stratejilerin amacına ulaşması hasebinde bu sayılar artmıştır. Her geçen zamanda daha da küreselleşen dünyamız, salgının etkilerinden kurtulduğu ve tam anlamıyla eski günlerindeki gibi kısıtlamaların kalktığı zamanlarına geri döndüğünde ülkemiz yükseköğretimde uluslararasılaşma kavramına yönelik izlediği stratejilerin ve beraberindeki politikaların meyvelerini toplayacağı aşikârdır. 
Gerek iktisadi ahvalin tezahürleri gerekse de dünyamızı saran salgından kaynaklı olmak üzere yükseköğretim alanındaki mevcutta bulunan programlardan istenilen, arzu edilen derecede yararlanılmasa da bu durum pek tabii ki kalıcı değildir. Ülkemiz, dâhil olduğu yurtiçi ve yurtdışı yükseköğretimde uluslararasılaşma yönelik faaliyetlerin takribi olarak öğrencilerinin programlardan yararlanmak istemeleri şartıyla gerekli maddi destekleri, barınma ihtiyaçlarını karşılama; not silsilesinde denklik durumlarını oluşturmakla mükelleftir. Her sene yeniden belirlenen ve ekonomik gidişata göre belirlenen harçlık ve burslar dâhilinde yurtdışından öğrenimlerine devam eden öğrencilere destek olmakla programın çekiciliğini arttırmaya ve daha çok öğrencimizin bu programdan yararlanarak kültürel bilgi alışverişinin gerçekleşmesini sağlamayı amaçlamaktadır. 

4.SONUÇ
Ülkemiz, küreselleşen dünyada bilgi enformasyonlarını gerçekleştirebilme, kültürlerarası etkileşimi tahsis edebilme ve beraberinde yükseköğretimde uluslararası düzeydeki entegrasyonu tahsis edebilmek için kalkınma planlarına değin konu edinen yükseköğretimde uluslararasılaşma kavramına yönelik attığı adımlar ile dünya genelinde yer edinmek istemektedir. Bundan mütevellit gerçekleştirmiş olduğu politikalar ve benimsemiş olduğu stratejiler dâhilinde uluslararası öğrencileri çekme açısından oldukça başarılı bir konumda olmasına rağmen uluslararası öğrencileri tam anlamıyla kendisine çekmekte yeterli olan düzeyde pek tabii ki değildir. Zamanla yeterlilik düzeyine erişecek, gereken sistematik yapıyı eksiksiz bir şekilde uluslararasılaşma kapsamında plan ve programlarına oturtacaktır.
Dünya üzerindeki öğrenci hareketliliğinin milyonları aştığı ve her geçen gün daha da aşacağı aşikar olan günümüzde, ülkemiz bu alanda gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlerin kapsam ve niteliklerini her yeni daha da arttırmakta ve bununla birlikte, dâhil olduğu uluslararası öğrenci değişim programlarına yönelik niteliklerini arttırmaya çalışmakta, özerklik kapsamı altında ihtisaslaşma ve çeşitlilik ilkelerine önem vererek uluslararasılaşma kavramına yönelik her geçen gün yaptığı yeniliklerle bu alandaki payını arttırmaktadır.
Erasmus+ isimli öğrenci değişim programına katıldığı günden bu yana bu program kapsamında ülkemize gelen öğrenci ve bu programdan yararlanmak için ülkemizden giden öğrenci sayıları her sene artış göstermiş, küresel salgının yaşandığı yıllarda malumuyla biraz sekteye uğramış olsa da gerek yükseköğretimde uluslararasılaşma gerekse de küresel ahval içerisinde yer edinebilme maksadıyla her geçen gün daha da ileriye gittiği aşikârdır. Yalnızca öğrenci bazında değil; öğretim görevlisi bazında da hizmet tahsis eden ülkemiz, yükseköğretimde öğrenci ve akademisyen için bir çekim merkezi olma yolunda ilerlemektedir.

    Belirli Gün ve Haftalar

  • Bu hafta Camiiler Haftası
  • Bu gün Hayvanları Koruma Günü
  • Bu gün Dünya Mimarlık Günü
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.