yükseköğretimuluslararasılaşmaüniversiteYÖKuluslararası öğrenciyabancı öğrenciyugevdarulfunun
DOLAR
18,5552
EURO
18,2352
ALTIN
1.013,82
BIST
3.392,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
21°C
Ankara
21°C
Parçalı Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
20°C
Çarşamba Açık
19°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C

YUGEV

YUGEV- Yükseköğretimde Uluslararasılaşma ve Geliştirme Vakfı Değerlendirme Kurulu

Türk Üniversitelerinden Mezun Olmuş Öğrencilerin İş Bulma Sürecinde Karşılaştıkları Zorluklar

1.1. Ülkemiz ve Yükseköğretim
Global çapta yükseköğretim alanındaki ilerlemeler, yükseköğretimin evirilmesinin istenildiği yerler, ülkelerarası entegrasyonun eğitim temelli meydana gelmesini sağlamaktadır. En nihayetinde bu durum, hukuki bir düzlem etrafında geniş çaplı bir yapı etrafınca gerçekleşmektedir. Lakin bu hukuki yapıların bıraktıkları boşluklar dâhilinde yükseköğretimde kurum harici yapıların da meydana gelmesini ve bu süreçlerde rol alabilmesini sağlamaktadır. Genel bağlamda uluslararası öğrenci potansiyelinin mevcudiyeti kurum seviyesindeki resmiyette yer alan örgütler bünyesince gerçekleştirilmekte ve bilinmektedir. Bahse tabi tuttuğumuz bu kurum ve kuruluşların başında OECD, World Education Service ve Unesco gelmektedir. Bu kurumların araştırmaları neticesinde elde ettikleri veriler ile birlikte uluslararası alandaki öğrenci mevcudiyetinin ve bu mevcudiyetin diğer aksamlarının ne olduğunu net bir şekilde öğrenebilmekteyiz. Fakat bahse tabi tutmuş olduğumuz bu uluslararası kanallarda yer alan bilgilerin temeli ise ülkelerin kendilerinin yayımlamış yahut iletmiş oldukları istatistikler yahut raporlara dayanmaktadır (Alagöz, Geçgil, 2010: 281).
Eğitim, kişi bazında kendi için nitelik elde etme ve yaşama adapte olabilme açısından geçen zaman dilimi şeklinde bir tasnife sahiptir. Bu bağlamda teorik ve pratik açıdan iktisadi ve sosyal hayatın bir parçası olmakla birlikte eğitim, devamlılığı esas alan bir süreç silsilesinin anlatmaktadır. Eğitim olgusunun pek çok sonucu olmasına rağmen uluslararası boyutu iktisadi durum ile oldukça alakalıdır. Daha farklı bir tasvirle eğitimin iktisadi yönü, eğitim ile birlikte kazanılan nitelik ve becerilerin üretim aşamasına geçildiğinde hayata geçirilmesi olarak ifade edilebilir. Eğitim uluslararası yönün teşkil eden ve entegre olabilmesini sağlayan pek tabii ki eğitimin iktisadi yönüdür. Tüm bunların sonucunda beşeri bağlamdaki sermayesi üst seviyedeki kişilerin artmasıyla bilginin ve bilimsel faaliyetlerin yaygın bir ahval kazanması, meydana getirilen üretkenlik ile teknoloji üretiminin tahsis edilmesi, ülkelerin gelişim ve kalkınmalarını tetikleyici bir yapıyı bünyesinde barındırmaktadır. Tüm bu dile getirmiş olduklarımız dâhilinde üretim, ülkelerin ekonomik ahvallerinin ilerlemesi ve kalkınma eylemlerinin gerçekleştirilmesi açısından oldukça önemli bir konuma sahiptir. Uluslararası eğitim, eğitim temelli öğrenci hareketliliği ise öğrencilerin, akademisyenlerin ve eğitim gönüllülerinin ülkelerarası hareketini içermektedir. Eğitim temelli gerçekleştirilen bu her hareket uluslararası bağlama sahip olduğu müddetçe bu kategoride yer almaktadır. Günümüzde dünya çapında eğitimdeki hareketlenmelerin artması, uluslararasılaşma kavramlarının öneminin eskiye nazaran ülkelerce daha fazla idrak edilmiş olması kişilerin yükseköğretimlerinin uluslararası bir ahvale bürünmesini sağlayan pek çok kurumun da meydana çıkmasını sağlamıştır. Global bir çerçeveye bürünen uluslararası eğitim dünyanın farklı coğrafyalarında ikamet eden öğrenciler ve keza akademisyenler, araştırmacılar için prestijli bir eğitim hakkına erişebilme, nitelikli öğrenim tahsis edebilme ve farklı tecrübeleri bünyesinde barındırma açısından her geçen gün önemini arttırmaktadır. Günümüzde er geçen gün uluslararası eğitim için artan talebin miktarı bilinmemekte ve beraberinde eğitim programlarının zamanla uluslararası bağlamda giderek artacağı öngörülmektedir (Alagöz, Geçgil, 2010: 284).
Ülkemizde, uluslararası öğrencilere yönelik hukuki bağlamdaki ilk düzenleme 14/10/1983 tarih ve 2922 sayılı Türkiye’de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Kanun ile gerçekleştirilmiştir. Kanun dâhilinde uluslararası öğrenci olgusu, ülkelerarası yahut kurumlar vasıtası ile gerçekleştirilen farklı anlaşmalar bünyesinde ülkemize gelip, eğitim ve öğretimlerine devam eden yabancı öğrencileri kapsamaktadır. Kanunun ikinci maddesinde yer alan “Bu Kanun; ilgili kurum ve kuruluşlar ile çeşitli anlaşmalar çerçevesinde Hükümetimizce yabancı hükümetler emrine verilen burslardan yararlanmak suretiyle veya kendi imkânlarıyla Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu öğrencileri kapsar. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı okullara kabul edilen yabancı uyruklu öğrenciler, bu Kanun’un kapsamı dışındadır.” İfadesi ile de yabancı uyruklu öğrenci kavramı bir bağlama oturtulmuştur. Mevzuatlarımıza geçen ilk uluslararası öğrenci kavramı ise 30 Nisan 1985 tarihli Türkiye’de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmelik’ dâhilinde gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda yabancı öğrenci “her derece ve daldaki eğitim kurumlarında öğrenim gören veya Türkçe kursların katılan T.C uyruğunda bulunmayan kişi” şeklinde tasvir edilmiştir (Cevher, 2016: 338).
24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı Yurt dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunu 3. maddesinde yer alan yabancı öğrenci kavramı ise, “Kamu kurum ve kuruluşlarınca ülkemizde eğitim görmesi uygun görülenler ile uluslararası anlaşmalar çerçevesinde eğitim amacıyla Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu öğrenci” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kanunun yürürlüğe alınmasına müteakip olaraktan 2922 sayılı kanun geçerliliğini yitirmiştir. Uluslararası öğrencilere istinaden farklı bir hukuki düzenleme ise ‘Sağlık Sigortası’ kavramında yer almaktadır. Kendi iktisadi imkanlarının vahametinin el verirliliği ülkemize gelen yabancı öğrencilere tedavüle sokulan 6111 sayılı kanunun 34.maddesi gereksinimlerince 5510 sayılı kanunun 60. Maddesine ek yedinci fırka takribince 4/11/1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu dâhilinde, yükseköğrenim faaliyetlerinin başladığı ve bittiği süreleri kapsayarak, kanunun 82. maddesinde dile getirilen prime esas olarak günlük kazanç miktarının alt bandının 1/3’ünün bir aylık meblağsı üzerinden Genel Sağlık Sigortası yapmayı zorunlu kılmıştır. Fakat bahse tabi tuttuğumuz sigorta kapsamı içerisinde, kamu yararı gözeterek faaliyette bulunan dernekler, vergi muafiyet bulunan vakıflarca şahsına burs tedarik eden, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen kontenjanlar kapsamında yükseköğretim hayatlarına devam eden yabancı uyruklu öğrenciler yer almazlar (Enterieva, Sezgin, 2016).
1.2. Ülkemizde Hukuka Göre Yabancı Öğrencilerin Çalışma İzinleri
Ülkemizde 2013 senesi itibariyle tedavüle sokulan 6458 sayılı Yabancıların Korunması adlı kanunda yabancı öğrencilerin çalışmalarına yönelik düzenlemeler 41. Madde ile gerçekleştirilmiştir. Bu kanun kapsamında ülkemizde öğrenim göre ön lisanstan doktoraya kadar olan tüm yabancı uyruklu öğrenciler izin almaları kapsamında çalışabilmektedirler. Lakin ön lisans ve lisans öğrencilerinin çalışma hakları ilk bir senenin bitiminden itibaren başlamakta ve hafta içerisinde 24 saati geçmeme koşulunu esas alınmaktadır. 2013 senesinde tedavülde yerini alan bu kanun kapsamında Ön lisans ve lisans öğrencileri açısından çalışma haklarına yönelik usul ve yükümlülükler, Göç Politikaları Kurulunca belirlenen esaslar dâhilinde Bakanlık ve beraberinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın birlikte meydana getireceği düzenlemeler dâhilinde belirlenmiş ve bahse tabi tutmuş olduğumuz kurumlarca da düzenlenmeye devam edilmektedir. Bir başka taraftan ise 2016 senesinde hukukumuzda yerini alan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun uygulama yönetmeliğinin 11. maddesinde vize çeşitlerinden olan eğitim vizesinin; Ülkemiz eğitim ve öğrenim yahut staj, uluslararası öğrenci değişim programları ve bu gibi bağlamlarda ülkemize iştirak etmiş olan kişilere verileceği belirtilmiştir. Oturma iznini kapsayan vizenin ise verilmesi için düzenlenen madde de ise bu hakkın “Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecekler… İkamet izni almakla yükümlüdür” şeklindeki yer bulan tanıma uygun kişilere verileceği dile getirilmiştir (Cevher, 2016: 338).
Ülkemizde yükseköğretim süreçlerini tamamlayan yabancı öğrencilerin mezuniyet tarihlerinden itibaren bir yıl içerisinde başvuru yapmaları kapsamında, yapılan başvuru Uluslararası İş Gücü Politikası Danışma Kurulu tarafından meydana getirilen kurullar dâhilinde değerlendirilir. İlgili kurallar ve kanun kapsamında yabancı uyruklu mühendis ve mimarlara istinaden ayrı bir yer verilmiş “Öğrenimlerini Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunun mühendislik ve mimarlık fakültelerinde tamamlayarak mühendis ve mimar unvanlarını almış olan yabancılar bu Kanuna göre proje bazlı ve geçici süre ile çalışma izni alarak mühendislik ve mimarlık mesleklerini icra edebilirler” şeklinde tasvir edilmiştir. Türkiye’de 2014 senesi itibariyle yabancı öğrencilerin ülkemiz sınırları içerisinde çalışmalarına müsaade edilmiş olması bir milat noktası şeklinde tasvir edilmektedir. Böylelikle küresel entegrasyonun sağlanması, nitelikli insan gücünün önüne geçilip, ülkenin beyin göçünün azalacağını, beyin göçü veren taraf değil de beyin göçüne maruz kalınan ülke konumunda olacağı tahmin edilmektedir.
1.3.Üniversitelerimizden Mezun Yabancı Öğrencilerin İş Bulma Süreçlerinde Karşılaştıkları Zorluklar Üzerine Genel Bir Değerlendirme
Yabancı öğrencilerin daha iyi bir eğitim ve hayat amaçlarına istinaden gerçekleştirilen eğitim temelli göçler, uluslararası öğrencilere tanımış oldukları fırsatların yanı sıra beraberinde bir takım tehlikeleri de getirmektedir. Dünyanın birçok farklı bölgesinde işgücü sektör ve piyasalarında vuku bulan yapısal ve sektörel değişimler, ekonomik ahvalin gidişatı, siyasi çıkmazlar, politik sorunlar öğrencileri iktisadi ve sosyal açıdan zor bir hayata sürükleyebilir beraberinde bir takım kırılganlıkların vuku bulmasını sağlayabilirler. Daha farklı bir açıdan ise başta Avrupa ülkeleri olmak üzere eğitim ve öğretim temelli gerçekleştirilen bu göçlerin, yabancılara karşı alınan tavırlardan ve yükselen milliyetçilik ögelerinden etkilenmeleri mevzu bahistir. Bahse tabi tutmuş olduğumu bu negatif ahvallerini öğrencilerin eğitim öğretim görmek maksadıyla yükseköğretim açısından yapacakları ülke tercihlerini de etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu kapsam dâhilinde düşünüldüğünde ülkemiz son zamanlarda giderek artan bir öğrenci göçü almakta ve bu süreç dâhilinde mevzu bahis olan konu için gerek sivil toplum kuruluşları gerekse de kamu kuruluşları aksiyoner faaliyetlerini arttırmakta, bu konular üzerine olan ilgilerini had safhaya çıkarmaktadırlar. Yükseköğretimlerine kendileri için daha farklı nitelikler kazandırabilecek, istihdam açısından kendilerine olumlu neticeler getirebilecek ülkelere göç etmek isteyen gençler, eğitimlerinin tamamlarının neticesinde çalışmak istediklerinde yine gittiği ülkelerin kendilerine sunmuş oldukları hukuki düzenlemelere tabi olmaktadır. Çalışma izni, oturma izni gibi kavramların kanunda yabancılara yönelik düzenlemelerinin eksik olması, gerektiği şekliyle düzenlenmemiş ve açıkların olması yükseköğretimdeki yabancı öğrencilerin istihdam konularında karşılaşmış olduğu en büyük zorluklar arasında yer almaktadır. Eğitim gördüğü ülke ile istihdam açısından başvurmak istediği ülkeler arasındaki kültür farkları da çalışma hayatlarının bir döneminin adaptasyon ile geçmesini sağlamakta, bu da verimliliklerinin kısmen de olsa düşmesine sebebiyet olmaktadır. Aidiyet duygusunun içinde bulunduğu toplum ile alakalı olmasından kaynaklı olarak da yabancı öğrenciler iş bulduktan sonra çetrefilli süreçler yaşayabilir, örf adet farklılıklarının toplum düzeyinde karşılanma durumları açısından yabancılık çekebilmektedirler (Ersin, Ergeç: 2018).
Yabancı öğrencilerin iş sürecinde başvuracakları kurum ve kuruluşların kendi çalışanlarına sunmuş oldukları hizmet ve iktisadi durumlardan yabancıları kısmen ve kasıtlı bir şekilde mahrum bırakmaları, mahrum bırakmaya yönelik girişimleri de pek tabiidir ki olabilir. Bundan sebeple yabancı öğrencilerin mezun olduktan sonraki süreç olan iş bulma serüvenlerinde iş aradıkları ülkelerin hukuki düzenlemelerinin ve aykırı durumlarda uyguladıkları yaptırımlarının eksik olmaması gerekmektedir. Kaldı ki günümüzde bile pek çok ülkede bahse tabi tutmakta olduğumu duruma istinaden hukuki düzenlemelerde pek çok eksiklikler bulunabilmektedir. Toplumsal olarak bazı hak ve özgürlüklerden mahrum bırakılmaları iş bulma süreçlerinde de yabancı kişilerin bulundukları ülkeye yönelik inançlarının zedelenmesine sebebiyet verebilmektedir. Farklı bir açıdan bu durumları ele alacak olursak eğer “Dil eğitimi tahsis etmiş olan –öğrenci olduğu süre zarfında- haftalık eğitim sürelerinin kendileri haricindeki düzey ve seviyelerde eğitimlerine devam eden öğrencilere nazaran oldukça az olması hasebiyle işe ayrılan zaman daha az olmaktadır. Bu süre farklılığı istihdam açısından öğrencilerin arasında farklılıklar oluşmasını sağlayabilir. Bu durum da uzun dönemde istihdam düzeyinde fırsat eşitsizliklerinin meydana gelmesini sağlayabilir.” Yabancı öğrencilerin mezun oldukları bölümün mezun oldukları ülkedeki istihdam oranlarının da önemi elbette ki büyüktür ve göz ardı edilmemelidir (Andrade, 2016).
Sonuç
Yabancı öğrenciler, yükseköğretim hayatlarının sonuna geldiklerinde gerek mezun oldukları ülkede gerekse de farklı bir ülke sınırları içerisinde çalışma hayatına atılmak, kariyerinde ilerlemek istemelerine istinaden birçok farklı sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Bu sorunların en başında iş arama sürecindeki iş aradıkları ülkenin toplumsal dinamiklerine bağlı olmak üzere kültürel farklılıklar beraberinde, toplumsal uyuşmazlıklar gelmektedir. Yabancı olmalarından ve muadillerine göre görmüş oldukları eğitimin dil bazlı farklılığından kaynaklı olmak üzere kendi mesleki eğitimlerine gerekli süreyi ayıramamış olmalı ise yancı öğrencilerin iş bulma serüvenlerindeki süreçte negatif ayrımcılık ve fırsat eşitsizlikleri ile karşılaşmaları oldukça olasıdır. İş bulma süreçlerinde bulundukları ülkelerin kendileri iş bulma, çalışma yahut oturma izni konularında hukuki bağlamda sağlamış oldukları yabancı öğrencilerin istihdamları konusunda onlara yardımcı olsa bile; aksi bir durumun varlığı yahut kanun ve hükümlerdeki eksiklikler, kolaylaştırıcılıktan uzak hukuki süreçler yabancı uyruklu kişilerin iş bulma süreçlerine ket vurabilmekte ve beraberinde adaptasyon süreci ile birlikte bu kişilerin iş bulma süreçlerini daha farklı ve hukuken gerekli düzenlemelere sahip ülkelere yönelmesini sağlayabilmektedir. Bundan kaynaklı olmak üzere ülkeler temelde kendi üniversiteleri arasında yabancı öğrencilere yönelik olan eğitimlerini aynı düzlemde buluşturmalı ve fırsat eşitsizliklerinin önüne geçmeye çalışmalı, kültürel adaptasyon açısından gerekli faaliyetleri yapmalı ve kanunlarını berrak bir şekilde yürürlüğe sokmaları elzem derecede önem taşımaktadır.

KAYNAKÇA

Alagöz, S. B. ve Geçkil, T. (2010), Yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin sorunlarının incelenmesi: Konya ili örneği, Anadolu Hem ve Sağ Bil Derg, 20(4),279-285.
Andrade, M.S. (2006), International students in English-speaking universities: Adjustment factors, Journal of Research in International Education, 5, 131154.
Canpolat, N. (2000).Türkiye’de beşeri sermaye birikimi ve ekonomik büyüme, H.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 18(2),265-281.
Cevher, E. (2016). “Yükseköğretimde Uluslararası Öğrenci Hareketliliği ve Memnuniyeti” IJOESS, 7 (22): 337-349.
Enterieva, M., Sezgin, F. (2016). “Türki Cumhuriyetlerden Türkiye’ye Gelen Yükseköğretim Öğrencilerinin Akademik ve Sosyal Beklentilerinin Karşılanma Düzeyi” Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 6 (1): 102-115.
Ersin, İ., ve Ergeç, E. H. (2018). “Harcama Bileşenleri ve Sektörel İstihdam Arasındaki Nedensellik İlişkisi” Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 16 (Özel Sayı): 161180.

    Belirli Gün ve Haftalar

  • Bu hafta Camiiler Haftası
YAZI ARASI REKLAM ALANI
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.